Ekim'de 'yasadışı örgüt üyeliği'nden beraat etmişler!

Yalova’daki IŞİD operasyonunda 3 polisin yaşamını yitirdiği çatışmada öldürülen 6 IŞİD’liden 4’ünün kimliği halen açıklanmış değil. Gazeteci Saymaz bu 4 IŞİD’linin kimliklerini açıkladı, aynı aileden 4 kardeş olan Sordabak’ların Bitlis’ten Yalova’ya göç ettikten sonra IŞİD’e katılışlarına dair edindiği bilgileri aktardı...

Yalova’da ölen 6 IŞİD'liden 4'ü kardeş:
Ekim'de 'yasadışı örgüt üyeliği'nden beraat etmişler!

IŞİD’e yönelik operasyonlarda Yalova’da çıkan çatışmada 3 polis yaşamını yitirmiş, 7 polis ve 1 bekçi yaralanmıştı.

Operasyonda ölen 6 IŞİD’liden 2'sinin kimliği bilinirken 4’ünün kimliğiyse henüz açıklanmadı.


Halk TV’den İsmail Saymaz kimlikleri ilk andan itibaren bilinen IŞİD’liler Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak’ın dışındaki 4 ismin Musa, Mehmet Cami ve Lütfi Sordabak kardeşler ile İbrahim Yaman olduğunu yazdı.

Güvenlik kaynaklarına dayandırdığı yazısında Saymaz çatışmada dört üyesi öldürülen Sordabak Ailesi’nin bazı üyelerinin Bitlis’ten Yalova’ya göç ettikten sonraki radikalleşme öyküsüne dair bilgilere yer verdi.

Yalova’daki dernek ve “Sünneti Yaşam Dergisi” ile “İstikamet Kitabevi” adı altındaki örgütlenmeye işaret eden yazıda aile üyelerinin sanık olduğu davadan bu yıl beraat ettikleri de aktarıldı.

“Yalova hücresinin devlet tarafından fark edilişinin 2024 yılında olduğunu” yazan Saymaz’ın yazısında şu ifadeler yer aldı:
Musa Sordabak... ‘Ahlak Sünnet Dergisi’ temsilciliğinde hutbeyi veren oydu

    “Çatışmada dört üyesi öldürülen Sordabak Ailesi’nin nasıl ve ne şekilde radikalleştiğini anlayalım.

    Aile Bitlis Güroymaklı. Yalova’ya göçüp tersanelerde ve inşaatlarda işe girmişler. Musa Sordabak, ailede selefiliğe meyleden ilk kişi. 1996 doğumlu. ‘Ahlak Sünnet Dergisi’ temsilciliğinde cuma namazını kıldıran ve hutbeyi veren O idi.

    Dernek kapatılınca ‘Sünneti Yaşam Dergisi’ altında bir mescit açmak için başvurdu ancak gerekli izinleri alamadı. Sonradan İstikamet Kitabevi’ni kurdular.

    Musa Sordabak, babası Maşallah ile kardeşleri Mehmet Şerif, Mehmet Cami, Lütfi, Haşem, Caner ve Abdulcabbar’ı peşinden sürükledi.”

Baba Maşallah: 'IŞİD'li olmayan kafirdir' diye bizi tehdit etti

Yazıda baba Maşallah Sordabak’ın şu sözlerine yer verildi:

    “Musa’nın Yalova’ya geldikten sonra bu derneğe gidip gelmeye başladığını öğrendim. Birgün onunla gittik, namaz kıldık, Kuran okuduk. Gözlemlediklerimi Musa’ya anlattım. Oradakilerin tekin insanlar olmadıklarını, IŞİD olduğunu söyledim. IŞİD ile alakaları olmadığını söyledi. Konuşmalarının ve düşüncelerinin gün geçtikçe IŞİD’e kaydığını hissettim. Zaten sonradan ‘IŞİD’li olmayan kafirdir, başının kesilmesi vaciptir’ diye konuşup bizi tehdit etti.”

Önce baba Maşallah’ın ardında da kardeşlerden Mehmet Şerif, Caner ve Abdulcabbar’ın geri durduğunu kaydeden Saymaz şunları yazdı:

    “Musa, Mehmet Cami, Haşem ve Lütfi dernekten ayrılmadı, hatta daha da radikalleştiler. Kız kardeşleri Nebahat Sordabak ve Sebahat Çokişler’i ikna ettiler.
    Lütfi’nin eşi Nihal ve Mehmet Cami’nin eşi Filiz de örgütün içindeydi. Babalarını 'Sen kafirsin, nikahın düştü' diyerek, annelerinden ayırmak istediler. Babalarına ve kardeşlerine ateş ettiler. Eniştelerini tekfir ederek, ablalarından ayırdılar. Selamı sohbeti kestiler. Birbirlerine selam vermez oldular.”

Telefonları dinlendi, yurtdışı yasağı konuldu ve sonunda iddianame

Saymaz’a göre Yalova hücresinin devlet tarafından fark edilişi 2024 yılında oldu.

Saymaz şunları aktardı:

“Terörle Mücadele Dairesi, 1 Ekim 2024’te Zafer Umutlu, Lütfi, Haşem ve Mehmet Cami Sordabak ile Bayram Kalkan’ın Afganistan/Pakistan çatışma bölgesine gidip IŞİD’in sözde Horasan Vilayeti saflarına katılmak üzere legal/illegal yollardan gitme arayışında olabilecekleri” yönünde bilgi elde etti. Bu çerçevede Lütfi Sordabak, Umutlu, Kalkan ve Görmez’in telefonları dinlendi.

Lütfi, Haşem ve Mehmet Cami Sordabak’ın yanı sıra Görmez, Umutlu ve Kalkan’a 8 Ekim 2024’te yurtdışına çıkış yasağı kondu.

Bir gün sonra babaları ve kardeşlerine saldırıp ateş eden Mehmet Cami ve Haşem tutuklandı.

Musa, Lütfi, Haşem, Mehmet Cami ve Filiz’in yer aldığı 18 sanık hakkında Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yasadışı örgüt üyeliği iddiasıyla 6 Şubat 2025’te iddianame düzenlendi.”
Evinde askeri kamuflajlar bulundu

İddianameye göre Musa Sordabak’ın evinde askeri kıyafetler bulunduğunu aktaran Saymaz bu eşyaların şunlar olduğunu yazdı:

    “İki askeri kamuflaj pantolon, bir askeri kamuflaj gömlek, bir askeri kamuflaj mont, bir takım askeri tören elbisesi, iki askeri kep, bir askeri tören şapkası, bir askeri kravat, bir askeri silah kılıfı.”

Yazıya göre Sordabak, emniyette ve savcılıkta susma hakkını kullandı.

Hakimlikte, sakallarını kesmesi için babası tarafından kendilerine baskı yapıldığını ileri sürdü. “El-Kaide, DEAŞ, IŞİD'e örgüte üye değilim, hepsi terör örgütüdür, Türkiye'nin Dar’ul Harp olup olmadığı hususunda söyleyeceğim bir husus yoktur, bunu ancak bir din alimi söyleyebilir” dedi.

Sordabak, tutuksuz yargılandı.
Siyer Defteri’ndeki notlar

2000 doğumlu Lütfi Sordabak’ın ifadesinde, IŞİD’le irtibatının olmadığını savunduğunu kaydeden Saymaz şu ifadeleri kullandı:

“Lütfi’nin ailesine ‘IŞİD’in gerçek Müslüman olduğunu, yeni bir İslam devleti kuracakları ve sonuna kadar onlarla birlikte olacaklarını’ dediği iddia ediliyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ni tağut olarak görüp görmediği sorusuna ‘Bilmiyorum’ diye yanıt verdi.

Evinde ‘Siyer Notları’ adlı not defteri bulundu.

Notlarda şunlar yazıyor:

‘Cemaatin sağlam bir çekirdek yapısının olması, davaya giren kişilerin hem kendilerini hem de birbirlerini gizlemeleri, toplantı merkezlerinin gizli olması, dava liderinin şehadet ve zafer gününe erleri hazırlaması, eğitim ve kadrolaşma için seçilen merkezin gizliliğe elverişli olması, cemaatin elektronik cihazları asla tanımadığı ve güvenmediği kimselere yaptırmaması, yeni tanıştıkları birinin cemaatin organizasyonlarına çağrılmaması, rutin olarak gittikleri yerlere aynı güzergâhtan gitmemeleri ve farklı güzergâhlar kullanmaları, güvenli evi ve içindekileri tehlikeye sokmamak için ortalık sakinleştikten sonra güvenilir biriyle irtibata geçilmesi, dava adamlarının bir görevden önce mutlaka görev sonrası toplanacağı bir mekân belirlemesi, not ile haberleşmede yazılı notun yabancı birinin eline geçme ihtimaline karşı sadece dava adamının anlayacağı şekilde şifrelenmesi…’"
İki kızını okula göndermedi, gerekçeyi 'hijyen' diye açıkladı

Yazıya göre Mehmet Cami Sordabak, 1993 doğumlu. İki kızını okula göndermedi.
Gerekçesi şöyle:

    “Çünkü okullarda hijyen sıkıntısı vardır. Çocuklarımın hasta olmasından korkuyorum. Çocuklarımın eğitimini eşimle birlikte veriyorum.”

Sordabak’ın “Yeryüzünde bir tane hak yol var ise bu IŞİD’tir. Hepimiz ona katılıp cihat etmeliyiz. Yeni bir İslam devleti kuracağız ve sonuna kadar onlarla birlikte olacağız” dediği ifade ediliyor.
Ve bu yıl beraat ettiler

Mehmet Cami ve Haşem’in 14 Ekim 2023’te tutuklandıklarını, yedi ay sonra ilk celsede tahliye edildiklerini yazan İsmail Saymaz sanıkların geçen 21 Ekim'de yasadışı örgüt üyeliği suçundan beraat ettiklerini aktardı.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..