AYM kararları yok sayılıyor, evrensel kurallar çiğneniyor!..

Cezaevlerinde tedaviye erişimde yaşanan engeller ve keyfi uygulamalar, hasta tutuklu ve hükümlülerin yaşam hakkını tehdit ediyor, onları ölüme sürüklüyor. İnsan hakları örgütleri, tutukluların tahliyelerinin siyasal tercihlere göre belirlendiğini belirtirken, hekimler evrensel tıp ilkelerine uyulması çağrısı yaptı...

Tahliyeler siyasal tercihe dönüştü

Tutuklu ve hükümlülerin sağlık sorunları ile tedaviye erişimde yaşadıkları engeller her geçen gün daha görünür hale geliyor. Ağır hastalık durumları dahi tahliye için yeterli görülmüyor.

Gezi davası tutuklusu Tayfun Kahraman ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın cezaevindeki sağlık durumları bu tablonun son örnekleri oldu. 

Birgün'den Sibel Bahçetepe'nin haberinde, Bir yandan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hizbullah davasında ağırlaştırılmış müebbet cezası almış hükümlüler için af yetkisini kullanması, diğer yanda ağır sağlık sorunları bulunan Kahraman ve Çalık’ın tahliye edilmemesi, “Tahliyeler artık hukuki değil, siyasal” değerlendirmelerine yol açtı. 

AYM KARARLARI YOK SAYILIYOR

Gezi davası kapsamında 25 Nisan 2022’de 18 yıl hapis cezasına çarptırılan şehir plancısı ve akademisyen Tayfun Kahraman, 2005’ten bu yana Multipl Skleroz (MS) hastası. Düzenli tıbbi takip gerektiren hastalığı nedeniyle zaman zaman ağır ataklar geçiren Kahraman’ın cezaevinde sağlık durumunun giderek kötüleştiği biliniyor. Anayasa Mahkemesi’nin 31 Temmuz 2024’te verdiği hak ihlali kararına rağmen Kahraman tahliye edilmedi. Cezaevinde MS atağı geçiren, bir bacağında güç kaybı oluşan ve felç riski bulunan Kahraman, 2 Ocak’ta yeniden atak geçirmesi üzerine hastaneye kaldırıldı. Tedavisi sürerken tekrar cezaevine sevk edilmesi tepkilere yol açtı. Önceki gün de dengesini kaybederek düşen Kahraman, başından ve elinden yaralanarak yeniden hastaneye götürüldü. Eşi Meriç Kahraman, “AYM kararı ortadayken Tayfun’un cezaevi koşullarında tutulmasının hukuki olduğu kadar vicdani sorumluluğu da ağırdır” dedi. 

EVRENSEL KURALLAR ÇİĞNENİYOR

İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da cezaevinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. Daha önce iki kez kanser tedavisi gören Çalık, tutukluluk sürecinde hızla kilo kaybetti, iştahsızlık ve uykusuzluk şikâyetleri yaşadı.İzmir Buca F Tipi Cezaevi’ne sevk edilen Çalık hakkında 7 Temmuz tarihli sağlık kurulu raporunda “Lösemi nüksü açısından yüksek riskli” olduğu belirtildi. Adli Tıp Kurumu’nun 16 Temmuz 2025 tarihli raporunda ise tam teşekküllü bir hastanede yatırılarak tedavisinin sürdürülmesi gerektiği ifade edildi. Buna rağmen Çalık yeniden cezaevine gönderildi, ameliyat sonrası sürecinde ise ameliyatı gerçekleştiren hastane yerine başka bir hastaneye sevk edildi.Hekimler bu uygulamanın tıbbi kurallara aykırı olduğunu vurguladı. CHP Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, “Ameliyat sonrası takip, ameliyatı yapan hekim ve aynı hastane tarafından yapılır. Bu tıbbın evrensel kuralıdır. Burada ne sağlık ne de adalet var” dedi.

*** 

SAĞLIK HAKKI ERTELENEMEZ

Türk Tabipleri Birliği (TTB), özgürlüğünden yoksun bırakılan tüm bireylerin sağlığa erişim hakkının temel ve devredilemez bir insan hakkı olduğunu bir kez daha yineledi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, özetle şu değerlendirmeleri yaptı: "TTB olarak özellikle mevcut hastalığı bulunan ya da cezaevi koşulları nedeniyle sağlık durumu kötüleşen kişilerin, bağımsız hekimlerce değerlendirilmesi, gerekli tetkik ve tedavilerinin gecikmeksizin sağlanması gerektiğini sürekli olarak hatırlatıyoruz. Sağlık durumlarının bozulduğu kamuoyuna yansıyan yazılı ve görsel haberlerden net bir şekilde ortada olan M. Murat Çalık ve Tayfun Kahraman için de TTB’nin yaklaşımı nettir: Yaşam ve sağlık hakkı her koşulda korunmalıdır. TTB olarak ilgili tüm kurumları, tıbbi etik, hukuk ve insan hakları çerçevesinde sorumluluk almaya; cezaevinde tutulan kişilerin sağlık durumlarının şeffaf biçimde izlenmesini ve gerekli tüm sağlık hizmetlerine eksiksiz erişimin sağlanmasını temin etmek için acil önlemler almaya çağırıyoruz."

*** 

CEZAEVLERİ OTORİTERLEŞMENİN AYNASI

Cezaevlerinde yüzlerce ağır hasta tutuklu ve hükümlü tahliye kararı beklerken, insan hakları örgütleri Adli Tıp Kurumu (ATK) onayı şartının kaldırılması çağrısını yineliyor. Hastanelerle ATK arasında çelişen raporlar ise süreci içinden çıkılmaz hale getiriyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2025 verilerine göre Türkiye cezaevlerinde bin 400’ü aşan hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor; bunların 355’i ağır hasta. İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, “Cezaevleri bir ülkenin demokrasi karnesidir. Koşullar ağırlaştıkça, ülkedeki otoriterleşme de derinleşiyor” dedi. Son bir yılda çıkarılan iki ayrı infaz düzenlemesiyle yaklaşık 100 bin mahpusun serbest bırakıldığını anımsatan Aydın, Cumhurbaşkanlığı affıyla serbest bırakılan Hizbullah ve tarikat bağlantılı hükümlülere de dikkat çekerek, “Bu tablo, devletin meseleyi insan hakları temelinde değil siyasal bir tercih olarak ele aldığını gösteriyor” diye konuştu.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..