Bir havalimanı, bir hastane, bir demiryolu ve 173 milyarlık soygun!..
Yozgat Havalimanı, Ankara-İzmir tren hattı ve Aydın Şehir Hastanesi inşaatı… Birbiriyle ilgisiz gibi görünen bu üç başlığın içinde bulunduğumuz büyük yoksullukla doğrudan bir bağı var. Başlangıçta patronlara 5,9 milyar liraya verilen bu üç proje için devletin kasasından patronların cebine giren para 173,1 milyar lirayı buldu. Ortada tarifsiz bir soygun var!..
Ülkeyi böyle yağmalıyorlar:
Bir havalimanı, bir hastane,
bir demiryolu ve 173 milyarlık soygun!
AKP iktidarı özelleştirmeler eliyle ve yap-işlet-devret projeleriyle yıllardır patronlara çok büyük kaynaklar aktarıyor.
Kamu kurumlarının bütçeleri şirketlerin oyuncağına, en temel ve kolay para kaynağına dönüştürülürken, yaşanan yağma giderek daha da can acıtıcı bir hâl alıyor.
Son günlerde basına yansıyan üç ayrı haber, üç ayrı soygun öyküsü, gelinen noktayı çok çarpıcı şekilde özetliyor.
Kısa kısa yeniden hatırlatalım:
- Yozgat Havalimanı: 413 bin nüfuslu Yozgat’a Erdoğan’ın seçim müjdelerinden biri olmuştu havalimanı projesi. 2019 seçimleri öncesi duyurulan müjdenin ardından, havalimanının 2022’de faaliyete geçeceği açıklandı. Yıl 2026 oldu, ancak projenin bittiği yok. Ancak bir türlü bitmeyen bu proje birilerinin yüzünü çoktan güldürmüş durumda. AKP’ye yakınlığıyla bilinen YDA’nın aldığı projenin başlangıç maliyeti 652 milyon liraydı. Peki, 2026’ya gelindiğinde hâlâ tamamlanmamış bu proje için harcanan miktar ne? Tam 6,6 milyar lira.
- Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi: Tam bir yılan hikâyesine dönmüş durumda. 2013 yılında başlayan projenin aradan geçen bunca yıla rağmen ancak yarısı tamamlanabildi. Maliyeti 4,3 milyar lira olarak açıklanmıştı, 101 milyar lirayı geçti maliyeti şimdiden, daha da artacağı ortada. Bu projenin altyapı işlerini ERG Grup yapıyor. AKP döneminde ihale zengini olan firmalardan biri… Belli ki onlar da sürecin uzamasından pek mutsuz değiller.
- Aydın Şehir Hastanesi: Son olarak Aydın Şehir Hastanesi’nin yapım sürecine dair ortaya çıkan skandala uzanalım. 2020 yılında 1 milyar liranın altında bir bedelle ihale edilen proje için tam 65,5 milyar lira harcandı. Gazeteci Çiğdem Toker, söz konusu harcamayı haberleştirirken tam da bu nedenle “Bu nasıl hesap? Bu nasıl yatırım?” diye soruyordu. Bu proje üzerinden halkın cebinden hangi şirketlerin cebi dolduruldu peki? AKP’ye yakın Kolin ve Zey Yapı ortaklığıyla başlandı, şimdi Zey Yapı’nın da içinde olduğu yeni bir “iş ortaklığıyla” devam ediyorlar para kazanmaya.

Neler oluyor?
Ülkemizde açlık sınırı 30 bin lirayı aşmış, yoksulluk sınırı ise 100 bin liraya dayanmış durumda. Ocak ayı verileriyle bu sınırın çok daha yukarı çıkacağı ortada.
Böyle bir tabloda ülkede milyonlarca emekçinin maaşı 28 bin lira olan asgari ücrete takılmış durumda.
Milyonlarca emekli ise 20 bin lirayla ölüm sınırına hapsediliyor.
Ve tüm bunların gerekçesi olarak ekonominin henüz tam olarak toparlanamaması gösteriliyor.
Yukarıda sadece üç ayrı inşaattan ve üç ayrı ihaleden söz ettik.
Türkiye’de şu anda benzer binlerce proje yürütülüyor.
Sadece üç ayrı projeden patronların cebine giren miktar 5,9 milyar lira yerine 173,1 milyar liraya ulaşmış durumda.
Yani sadece bu üç projeden patronlara ayrılan kaynakla, 5 milyon 770 bin emekli, en azından açlık sınırı olan 30 bin liralık bir maaş alabilirdi, sadece üç projedeki kaynaktan söz ediyoruz, fazlasından değil.
Devam eden binlerce proje eliyle, halkın cebine uzanarak oluşturulan ve halka ait olması gereken kaynaklar, patronların daha fazla zengin olması için kullanılıyor.
Sonuç olarak Yozgat Havalimanı, Ankara-İzmir Tren Hattı ve Aydın Şehir Hastanesi inşaatı gibi birbiriyle ilgisiz görünen bu üç projenin, içinde bulunduğumuz büyük yoksullukla doğrudan bir bağı olduğunu çok çarpıcı şekilde görüyoruz.

