102 akademisyen ile yaklaşık 500 kültür-sanat emekçisinden destek geldi
Yaklaşık 5 bin Migros depo işçisinin başlattığı direniş ülkede yankı yarattı. Dr. Taştan bu mücadelenin, geçim sıkıntısıyla birleşenlerin bizzat kendileri için çıkardığı ortak ses olduğunu aktardı. Gözaltından çıkan işçiler “Pek çok insan sömürüyü hissediyor, sermaye tarafından sıkıştırıldığını görüyor. Direnişimize gelen destekler, insanların aynı sorunları yaşadığını gösteriyor” dedi...
Depo işçilerinin başlattığı hak mücadelesine destek yağıyor: Dayanışma zinciri çok tat kaçıracak
23 Ocak’ta yüzde 28’lik sefalet zammı dayatmasına ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde 5 bin Migros depo işçisinin başlattığı direniş, kısa sürede ülke geneline yayılan bir mücadeleye dönüştü.
Önceki gün emekçilerin mücadelelerini Migros’un da bağlı olduğu Anadolu Grubu’nun sahibi Tuncay Özilhan’ın Beykoz’daki villasının önüne taşıması, kolluğun sert müdahalesi ve ters kelepçelerle gerçekleştirilen gözaltılarla karşılık buldu.
Gözaltına alınan emekçiler BirGün’e yaptıkları açıklamada, götürüldükleri Vatan Emniyet’te 17.00’den gece 02.00’ye kadar aç susuz bırakıldıklarını ve ters kelepçelerle bekletildiklerini söyledi. İşçiler “Bizim isteğimiz soframıza bir ekmek daha fazla koymakken kolluk gücü ülkenin yarısını satın alan sermayeciyi korudu” dedi.
Müdahale, yalnızca direnişteki işçileri değil akademisyenlerden sanatçılara, esnaftan yurttaşlara kadar geniş bir kesimi harekete geçirdi. Toplumun farklı kesimleri, yaşananların yalnızca depo işçilerinin sorunu değil, toplumun ortak mücadelesi olduğuna vurgu yaptı. Diğer yandan Migros’a boykot protestosu da hız kazandı.
TEKELLER EFES SATMAYACAK
Türkiye Tekel Bayiler Platformu, yaptığı açıklamayla ülke genelindeki tekel bayilerinde Anadolu Grubu’na ait Efes ürünlerinin, depo işçileri haklarını alana kadar satılmayacağını duyurdu. Aynı süreçte farklı üniversitelerden 102 akademisyen ile yaklaşık 500 kültür-sanat emekçisi, Migros depo işçileriyle dayanışmak amacıyla imza kampanyası başlattı. Yapılan açıklamalarda, bu direnişin Türkiye’de özellikle özel sektörde yaygın olan düşük ücretli, güvencesiz ve sendikasız çalışma düzeninin kaçınılmaz bir sonucu olduğu vurgulandı. Destek metinlerinde, “Haklı mücadelelerinin yanındayız” denilerek işçilerin taleplerinin meşruiyetine dikkat çekildi.
SANATÇILAR VE İŞÇİLER EL ELE
Kültür-sanat alanında çalışan emekçiler, sanatçılar, sanatseverler ve izleyiciler ortak bir çağrıyla Anadolu Grubu’na seslendi. “Büyük Depo Direnişi” sloganıyla yayımlanan açıklamada, hak arayan binlerce depo işçisinin çağrısının duyulduğu ve bu mücadelenin yanında olunduğu belirtildi. Açıklamada, Migros depolarındaki direnişin yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı olmadığı, işçilerin sosyal güvencesizliğe, baskıya ve yasal hak ihlallerine karşı verdiği bir mücadele olduğu ifade edildi.
Kültür-sanat emekçileri, Anadolu Grubu’nun varlığını mümkün kılan ekonomik gücün temelinde işçilerin emeğinin bulunduğunu hatırlatarak, 5 maddelik taleplerinin acilen karşılanması ve sendikalaşma hakkının tanınması istendi. Açıklamada “Sanatçılar ve depo işçileri el ele” denildi.

