İster inan, ister inanma!..
"Ekonomimiz dünya ortalamasının üzerinde"
“DÜNYADAN DAHA HIZLI BÜYÜDÜK”
Yılmaz, pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 2,5 büyüdüğünü, Türkiye’nin ise aynı dönemde yaklaşık iki kat hızla genişlediğini ifade etti.
Don ve kuraklık gibi tarımı olumsuz etkileyen gelişmeler ile gıda fiyatları kaynaklı enflasyona rağmen ilk üç çeyrekte yüzde 3,7 büyüme sağlandığını belirten Yılmaz, yıl genelinde büyümenin yüzde 3,5 civarında gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.
Mal ihracatının 273 milyar doları aştığını, turizm başta olmak üzere hizmet ihracatının ise 120 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Yılmaz, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. 2025 yılı itibarıyla Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olmasının beklendiğini dile getirdi.
ENFLASYON VE FİNANSAL İSTİKRAR VURGUSU
Enflasyonu düşürmenin öncelikli hedef olduğunu belirten Yılmaz, makro finansal istikrarın güçlendirildiğini ifade etti. Cari açığın yüzde 1,6 seviyesine gerilediğini, bütçe açığının ise yaklaşık yüzde 2,9 düzeyinde gerçekleştiğini aktardı.
Kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25 civarında olduğunu söyleyen Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar doları aştığını ve CDS risk priminin 200 seviyelerine gerilediğini belirtti.
“HEM GÜÇLÜ HEM HAKLI OLALIM”
Küresel düzende bir geçiş süreci yaşandığını dile getiren Yılmaz, ülkelerin iç dayanışmasını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin bu süreçte avantajlı olduğunu savunan Yılmaz, popülist politikalara karşı gerçekçi ve disiplinli bir ekonomi programı yürüttüklerini söyledi.
Sanayide özellikle düşük teknoloji alanında sorunlar bulunduğunu, ancak KOBİ’lere, esnafa, çiftçilere ve yüksek teknoloji sektörlerine yönelik desteklerin sürdüğünü belirten Yılmaz, “Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem de haklı olalım” ifadeleriyle birlik ve dayanışma çağrısında bulundu.

