Fatura yine halka!: Petrol ve doğalgaz fiyatları, rekora hazırlanıyor.
İran’a yönelik saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol ve doğalgaz fiyatlarını hızla yükseltti. Uzmanlar piyasada henüz fiziki bir arz krizi olmadığını ancak belirsizlik ve spekülasyonun fiyatları yukarı çektiğini vurguluyor. TMMOB'dan Türkyılmaz, “Gerçek bir arz krizi yok, fiyatlar spekülasyonla yükseliyor” derken Enerji Uzmanı Aktürk “Asıl kriz gaz tarafında, gelecek kış zor geçebilir” uyarısında bulundu...
İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda
Dünya enerji ticaretinin kilidi Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, kriz fiyatları yarattı. Petrol ve doğalgaz fiyatları, rekora hazırlanıyor.
Brent petrol yüzde 25'ten fazla artarak varil başına 115 dolar seviyelerin görürken Avrupa doğalgaz fiyatları haftaya yüzde 28,5 artışla başladı.
ABD-İsrail ortaklığında İran'a yönelen saldırılarda Pazar günü başkent Tahran'daki dev yakıt depolarının vurulması, İran'ın misilleme olarak bölge ülkelerindeki yakıt ve enerji tesislerini vurmaya hazırlanması fiyatları katladı.
Birgün'den Melisa Ay'ın haberinde, İran'a yönelik saldırılar sonucunda Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, hem dünya hem de Türkiye için zincirleme sonuçlar doğurması bekleniyor. Sadece enerji arzı güvenliği değil, pek çok sektör için hammadde niteliği taşıyan ürünlerde de tedarikin aksamasının ekonomilerde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiliyor.
Enerji uzmanlarına göre piyasada arz sorunu bulunmazken fiyatları belirsizlik ve spekülasyonlar tayin ediyor. Özellikle batarya, kimya ve tekstil sektörü ile akaryakıt, doğalgaz ve elektrikte ülkeyi çok daha derin bir kriz bekliyor.
∗∗∗
FATURA KABARMAYA HAZIRLANIYOR
Ali Arif AKTÜRK - Enerji Uzmanı
Piyasalar petrol tarafında spekülatif hareket ediyor. Ham petrol arzında ülkeler bazında ciddi bir sıkıntı yok. Stratejik stoklar henüz kullanılmaya başlanmadı. İran zaten Güney Çin Denizi’ne çok sayıda tanker göndermişti. Bu nedenle fiziki petrol tedariki özellikle Asya ülkelerinde sürüyor. İran bu sürece zaten çoktan hazırlanmıştı ve çatışmayı uzatma stratejisi izliyor.
LNG tarafında ise Katar gaz arzını kesti. Katar’ın dünya toplam gaz tüketimindeki payı çok büyük olmasa da LNG piyasasında yaklaşık yüzde 20’lik payı var. Avrupa’daki TTF ve Asya’daki JKM fiyatları Katar gazına endeksli. Gaz kesilince bu fiyatlar da yükseldi. Uzak Doğu ülkeleri LNG ihtiyacını karşılamak için Avrupa’daki spot LNG kargolarını daha yüksek fiyatla Pasifik’e yönlendirmeye başladı. Yaz aylarında yaklaşık 50 bin dolar olan LNG tanker navlunu 300 bin dolara çıktı. Yani asıl kriz gaz tarafında. Savaş uzarsa bu durum petrole de sirayet edebilir ve rezervler tükenebilir.
SOĞUK KIŞ GELECEK
Önümüzdeki 7–8 aylık dönemde enerji arzı, cari açık ve finansman açısından sorunlar yaşanabilir. Doğalgaz uzun süredir sübvanse ediliyordu; Hazine’nin bunun altından kalkıp kalkamayacağı belirsiz. Doğalgaz elektrik üretiminde de kullanıldığı için gaz fiyatlarındaki artışın elektrik fiyatlarına yansıması mümkün.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla gaz talebi düşüyor. Bu nedenle temmuza kadar gaz fiyatlarının etkisi çok güçlü hissedilmeyebilir. Ancak kışın çok soğuk dönemlerde İran’dan gelen boru gazının kesilmesi ihtimali ciddi bir sıkıntı yaratabilir. Enerji fiyatları 1 Nisan’da yeniden belirlenecek. Anlaşmalardaki fiyatların artması bekleniyor.
SÜLFÜR, KÜKÜRT, TEKSİL...
Küresel kükürt ve sülfürik asit arzının yaklaşık yüzde 50’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu durum batarya ve kimya sektörünü etkileyebilir. Gübre ve kimyanın yanı sıra özellikle Antep ve Denizli’de tekstil sektöründe kullanılan sentetik iplik üretimini de etkileyebilir. Plastik, yapıştırıcı, boya ile sabun ve deterjan sektörleri de bundan etkilenecek.

∗∗∗
İKTİDAR FATURAYI HALKA KESECEK
Oğuz TÜRKYILMAZ - TMMOB Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu Başkanı
Enerji fiyatlarına ilişkin durum şu anda spekülasyonlar üzerinden ilerliyor. Aslında henüz piyasada bir arz krizi yok. Hürmüz’ün kapanmasıyla piyasadan eksilen tankerler henüz bu fiyatlama için kriz düzeyinde değildi. Belirsizlikten fayda sağlayanlar nedeniyle fiyatlar yukarı çekildi.
Hürmüz Boğazı önemli bir ihracat merkezi ancak satış ağırlıklı olarak Çin, Japonya gibi Asya ülkelerine yapılıyor. ABD ise Hürmüz’deki kısıttan doğrudan etkilenmiyor; doğal gazda net ihracatçı konumunda. Petrolde de kendi üretimi ve Latin Amerika’dan temin ettiği kaynaklar, örneğin Venezuela’dan sağladığı petrol nedeniyle Hürmüz ve çevre ülkelerden gelen petrol arzının aksamasından veya durmasından olumsuz yönde etkilenmiyor.
Hürmüz kaynaklı ithalatın Türkiye’nin yıllık petrol tüketimindeki payı yüzde 5–6 düzeyinde. Doğacak açık Rusya’dan karşılanabilir. Yani hayatın durmaması gerekiyor.
Doğalgazda durum biraz daha karışık. Türkiye daha önce Cezayir ve Nijerya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz ithal ederken son yıllarda başta Amerikan şirketleri olmak üzere birçok kuruluşla şeffaf olmayan, kamudan saklanan anlaşmalar yapıldı. Boru hattından taşınan doğalgazın arzında bir sorun yok; ancak alış fiyatlarını İtalya gaz pazarıyla ilişkilendiren hükümler nedeniyle zamanla fiyatlar artabilir. İran gaz üretimini sürdürebildiği sürece alışveriş devam eder. Bu boru hattı Türkmen gazı için de düşünülüyordu.
Fiyatları artırmaya yönelik spekülatif girişimler nedeniyle taşkömürü fiyatları da yükselebilir. Buna bağlı olarak Türkiye’de elektrik üretim maliyetleri ve elektrik fiyatları da artabilir.
An itibarıyla bir arz krizi söz konusu olmasa da ABD, İran’ı ekonomisini çökertip iç huzursuzluğu büyütme ve etnik temelde bir iç savaşa sürükleme yoluna giderse sorun büyüyebilir. İran’ın ekonomik altyapısı kara harekâtı gibi saldırılarla çökertilmeye çalışılırsa ciddi sorunlar yaşanabilir. Süreç bu noktaya kayarsa İran için de Türkiye için de yıkıcı sonuçları olur.
Türkiye’nin ithalat faturaları henüz fiyat artışlarını otomatik olarak yansıtmayı zorunlu hale getirmemişken faturaları halka ödetmeyi kendine ilke edinmiş olan iktidarın bu eğilimi de unutulmamalıdır.


