Gebze'de metro inşaatı sırasında yıkılan binanın bilirkişi raporuna ulaştı
Tutuklu Gazeteci Alican Uludağ bulunduğu hapishaneden Gebze'de metro inşaatı sırasında yıkılan binanın bilirkişi raporuna ulaştı. Raporda Ulaştırma Bakanlığı da kusurlu sayılıyor...
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ haberleştirdi: Gebze'de çöken binanın raporunda bakanlık da sorumlu!
Dezenformasyon yasası kapsamında tutuklanan gazeteci Alican Uludağ Silivri'den kaldığı hapishaneden Gebze'deki bilirkişi raporuna ulaştı.
DW Türkçe'de Uludağ imzasıyla yayınlanan habere göre; Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 29 Ekim 2025'te dört kişinin hayatını kaybetmesine neden olan binanın yıkımında "altından geçen metro inşaatının etkisi" olduğu ortaya çıktı.
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 29 Ekim 2025 tarihinde yedi katlı Arslan Apartmanı'nın çökmesi sonucundaanne Emine E., baba Levent E. ile 12 ve 14 yaşlarındaki çocukları M.E. ve H.N.B. hayatını kaybetti. Geriye ise o zaman 18 yaşında olan Dilara B. kaldı. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında binanın göçmesinin nedeninin araştırılması için inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve mimardan oluşan sekiz kişilik bilirkişi heyeti görevlendirildi. Bilirkişilerin hazırladığı 65 sayfalık resmi rapor 20 Aralık 2025 tarihinde dosyaya girdi. Raporda özetle binanın altından geçen metro inşaatının etkisiyle yıkıldığı tespiti yer aldı.
Raporda binanın yıkımının nasıl gerçekleştiği anlatıldı. Yapım tarihi 2012 olan ve 2013'te yapı kullanım ruhsatı alan yedi katlı binanın enkazından alınan numuneler üzerinden yapılan tespitlere göre bina ana taşıyıcılarında kullanılan malzeme kalite değerlerinin proje değerlerinde ya da üstünde olduğu belirlendi. Ancak bina, altında oluşan boşluk nedeniyle 6-7 metre öne doğru zemine gömüldü ve ön cepheye doğru 45 dereceye yakın döndü. Arka cephe aksı ve radye temel ise zeminden 1,5 metre havaya kalktı. Bu nedenle ön cephedeki zemin ve asma kat kolonları kirişler ile birlikte kırıldı.
Raporda binanın bu aşamada çökmesinin nedeni; "Ani zemin çökmesi yani binanın radye temeli altında oluşan derin boşluğa doğru dalarak yekpare düşmesidir" diye açıklandı.
Raporda binanın devrilerek göçmesinde, bina geometrisi ve bina taşıyıcı sistemine ilişkin projelendirme ve yapım aşamalarının hiçbir etkisinin olmadığı vurgulandı.
YÜKSEK RİSKLİ HAT
Raporda binanın göçmesine neden olan boşluğun doğrudan bölgedeki metro inşaatının etkisiyle oluştuğu ayrıntılarıyla anlatıldı. Binanın altından Darıca-Gebze metro hattının geçtiği belirtilerek "Göçen binanın altında, metro taşıtına biniş ve inişin yapılacağı Akse Sapağı metro istasyonu peronları vardır ve bu göçen bina üç geniş istasyon tünellinden (P1+P7+P1) P7 orta tünelinin tam üstüne denk gelmektedir" denildi. Göçen binanın 70 metre doğusunda metro istasyonuna iniş yapısının başladığına, 30 metre batısında ise metro havalandırma bacasının bulunduğuna dikkat çekildi.
Rapora göre enkaz sonrasında parsel çevresinde yapılan sondajda yüzeyden 14 metre 30 santim altta P7 orta peron tünelinin kontak (dolgu) enjeksiyon betonuna rastlandı. Raporda "Metro kazısı enjeksiyon betonları üstündeki 3 metre derinlikte ise zeminde yer yer aşırı gevşeme olduğu ve/veya boşluk oluştuğu tespit edilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Diğer yandan Kocaeli Üniversitesi'nin binanın göçmesinden önce yanındaki parsel için Temmuz 2025'te hazırladığı rapora atıf yapılarak Akse Sapağı metro istasyonunun P7 Peron Tüneli'nin üstünde "yüksek risk" kategorisinde olduğu anlatıldı.
BOŞLUĞUN NEDENİ METRO İNŞAATI
Rapor, yıkılan bina ve yanındaki binada oturan vatandaşların CİMER'e şikayetleri ile P7 tünel inşaatının tarihlerinin de paralellik taşıdığını ortaya koydu. Ulaştırma Bakanlığından alınan bilgilere yer verilen rapora göre, yıkılan binanın tam altında bulunan P7 Peron Tüneli için yapılan büyük çaplı kazıya 22 Mart 2025'te başlandı ve kazı çalışmaları çökmeden dört ay önce 29 Haziran 2025'te bitirildi. P7 Peron Tüneli'nin betonarme kaplamasına 17 Temmuz 2025'te başlandı, zemin göçmesinden bir ay önce 20 Eylül 2025'te bitirildi.
Raporda binanın devrilerek göçmesi ile metro inşaatı bağlantısına şöyle işaret edildi:
"P7 Peron tüneli kazısı ile paralel, göçen binadaki yatay ve düşey deplasmanlar (bir yapının veya zeminin özgün konumundan uzaklaşması) arttı. Göçmeye neden olan zemin boşluğunun ve devamındaki zemin boşluk ve gevşemelerinin, metro tünel kazıları nedeniyle örselenen ve doğal yapısı bozulan zeminde ve özellikle diğer tünellerden daha geniş ve yüksek olan P7 tipindeki peron orta tünelinin tepe noktasının üstünde (enjeksiyon betonlarından yaklaşık 11,5 metre üstünde oturan binanın altında) gerçekleşmesi nedeni ile 3008 ada 1 parseldeki binanın devrilerek göçmesine neden boşluk oluşumunda Akse Sapağı peron ve bağlantı tünelleri kazı ve inşasının etkisi olabileceği tespit edilmiştir."
HACİM KAYBI OLUŞTU
Teknik raporlar incelendiğinde binanın yapıldığı 2013 öncesinde herhangi bir boşluk ya da zemin zayıflığı bulunmadığına dikkat çekildi. Buna karşın 2025 sonrasında metro tünel kazıları ile birlikte temel altında boşluk ve gevşek zemin gelişiminin başladığının kuvvetle muhtemel olduğu vurgulandı. Raporda "Dolayısıyla zemindeki zayıflamanın, metro kazıları sırasında gerçekleşen hacim kaybının neden olduğu oturma ve devamında gelişen boşluk oluşumu ile ilerlediği anlaşılmıştır" denildi.
Raporda Eylül 2025 itibarıyla yapının en az "Orta-Yüksek Hasar" düzeyinde bulunduğu, bu nedenle binanın acilen boşaltılması ve deprem güvenliği de dahil olmak üzere kapsamlı yapısal incelemeye tabi tutulması gerektiği, ancak bu müdahalelerin yapılmaması sonucunda deformasyonların ilerlediğine ve 29 Ekim tarihinde binanın çökerek yıkıldığına işaret edildi.
Raporun sonuç bölümünde yapılan tüm incelemeler dikkate alınarak şu tespitler yer aldı:
"Tünel kazılarının başlamasıyla birlikte yer altı suyu seviyesindeki değişimlerin de olası etkisiyle tünel üstü ile bina arasında kalan zemininde hacim kaybı oluştuğu, binanın ana yola bakan tarafında son 4-5 ay içerisinde beş santim civarında düşey ve yatay deplasmanın gerçekleştiği, 2025 Ekim ayının sonuna doğru zeminde oluşan hacim kaybının bina stabilitesini etkileyecek büyüklüğe ulaşmaya başladığı, sonunda da bina temelinin zeminle olan temasının giderek kaybolması neticesinde 29 Ekim 2025'te stabilitenin tamamen yitirilmesiyle binanın aşağı yönde çökerek devrildiği kanaatine varılmıştır."
KİMLER KUSURLU?
Bilirkişiler, yaşanan yıkımdan dolayı metro inşaatı yüklenici ana sorumlusu olan proje müdürü ve varsa bina ve binalara ilişkin ölçümleri takip ve değerlendirmede sorumlu teknik ve yetkili personeli "birinci derecede etkili" sorumlu olarak niteledi.
Raporda metro inşaatı ile ilgili "idare ve kontrol müşavirinin" riskli olarak sınıflandırıldığı anlaşılan yapı için koruyucu önlemlerin gereğince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesindeki özensizlik nedeniyle ikinci derecede etkili sorumlu olduğu vurgulandı. Raporda idare olarak tanımlanan metro inşaatını yapan Ulaştırma Bakanlığı.
Yıkılan bina ile ilgili kendisine iletilen hasar ve durum ile ilgili bilgileri değerlendirip gerekli tedbirleri almayan ve binaya geçici olarak boşalttırmayan Gebze Belediyesi personeli ile metro yüklenicisi ile ilgili teknik personeli de kusurlu bulundu. Raporda bu yetkililerin "ehli fenden beklenen özeni ve tedbiri göstermeyen sorumsuz davranışlarının, meydana gelen olay neticesindeki can kayıpları üstünde ikinci derecede etkili olduğu" belirtildi. Yıkılan binanın müteahhidi ve yapı denetim firmasına bir kusur atfedilmedi.

