İmamoğlu Silivri’deki hücresinden seslendi...
İmamoğlu: Türkiye acil ve büyük sorunlarını ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir
CHP’nin ve 25,1 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran on binlere, 4 mevsimdir tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi.
“Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir,” diyen İmamoğlu, Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi,” şeklinde konuştu.
İktidarı, “Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler,” sözleriyle eleştiren İmamoğlu, “Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor. Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz,” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, Türkiye’nin acil ve en büyük sorunlarını çözmesinin reçetesini, “Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur. Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir,” sözleriyle açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Çanakkale oldu. Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, 4 mevsimdir Silivri’de, 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. Buluşma, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek’in konuşmasıyla başladı. İmamoğlu’nun Silivri’den Çanakkale’ye yolladığı mektubu ise CHP Çanakale İl Başkanı Levent Gürbüz kamuoyu ile paylaştı.
İMAMOĞLU: ÇANAKKALE, BARIŞIN KIYMETİNİ ÖĞRETEN BİR DİRENİŞTİR
İmamoğlu, Gürbüz tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Büyük destanların aziz şehri Çanakkale! Merhaba! Benim güzel vatandaşlarım; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar... Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, sizleri hasretle kucaklıyorum. Çanakkale, millet olma bilincini bize en güçlü şekilde hissettiren eşsiz bir coğrafyadır. Bu topraklarda huzur içinde yatan şehitlerimiz, vatan uğruna canlarını feda ederken bir an bile tereddüt etmediler. Onların tek arzusu vatanın birliğini ve bölünmez bütünlüğünü korumaktı; hep birlikte özgür ve onurlu bir yaşam sürmekti. Bu yüzden yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın onurunu savundular. Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir. Bu şehre canla başla hizmet eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını hayata geçirmek için durmadan çalışan Muharrem Erkek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı iradesini temsil eden İl başkanımız Levent Gürbüz nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”
“19 MART 2025 GÜNÜ SİYASİ HAYATIMI BİTİRDİKLERİNİ, SEÇİMİ
GARANTİLEDİKLERİNİ DÜŞÜNENLERİN HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALDI”
“Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi. On milyonlar, şehir şehir, meydan meydan büyüyen bir dirençle haksızlığa, adaletsizliğe itiraz ediyor. Sizler, iradenize sahip çıkıyor, her şart altında demokrasiden, cumhuriyetten yana tavır alıyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum. Millet yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesizliğe karşı iktidarı sandığa davet ediyor ama onlar köşe bucak kaçıyorlar. Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler. Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. O başsavcı siyasi maksatlı soruşturmalar organize etmekle kalmadı, benim diplomam konusunda üniversiteye baskı yaptı. Üniversite’de bir kurul organize ettiler, o yetkisiz kurul diplomamın iptaline karar verdi.”
“BU ATANMIŞ ŞAHIS, ADALET BAKANI MIDIR, ORGANİZE İŞLER
BAKANI MIDIR, ONUN CEVABINI MİLLETİMİZ GAYET İYİ BİLİYOR”
“Bunların organize işleri saymakla bitmez. Aleyhimde açılan davalara hep aynı bilirkişinin atanmasını organize ettiler. Mahkemeleri organize ettiler, yargılandığım bütün davalarda istedikleri gibi davranmayan hakimleri sürgüne gönderdiler. Davaya başlayan hakimlerle bitiren hakimler hep farklı oldu. Gizli tanıkları organize ettiler. Tanıklıktan çekilen olunca, onun gerçek dışı ifadesini alıp başka bir gizli tanık söylemiş gibi yaptılar. Bir davanın hangi mahkemeye düşeceği önceden bilinmez ama bizim davamızın hangi mahkemede görüleceğini en baştan beri biliniyordu. Çünkü öyle organize etmişlerdi. Bununla da yetinmediler, kendi belirledikleri mahkemeyi de yeniden organize ettiler, ikinci bir heyet atadılar. Organize işlerini daha iyi organize edebilmek için bize dava açan başsavcıyı bakan olarak atadılar. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor.”
“TAPULARININ HESABINI VEREMEYENLER VE ONLARI
BİR APARAT OLARAK KULLANANLAR İYİ BİLSİNLER Kİ…”
“Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz. En çok da milletin refahına, huzuruna, ülkenin ekonomik ve siyasi gücüne zarar veriyorsunuz. Demokratik, erdemli bir iktidar öncelikle, herkesin adil biçimde yargılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Çünkü mahkemelerde adalet yoksa hayatın hiçbir alanında adalet olmaz. Türkiye bugün maalesef bu durumdadır. Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur.”
“TÜRKİYE ACİL VE BÜYÜK SORUNLARINI,
ANCAK ÖZGÜR VE ADİL BİR SEÇİMLE ÇÖZEBİLİR”
“Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek. Adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu topraklarda adalet içinde, özgür ve eşit yaşayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi, bu topraklar uğruna hep beraber can vermişliğimizi unutmadan yaşayacağız. Çanakkale’deki birlik ruhuna, Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık tutkusuna, Cumhuriyet’in yüksek ideallerine sahip çıkarak yaşayacağız. Çanakkale kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yönde ilerleyerek yaşayacağız. Türkiye’yi birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve barışın, adaletin ve hürriyetin merkezi yapana kadar durmadan çalışacağız. Bu mücadele zafere ulaşmadan son bulmayacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”

