MEB okulların deprem raporlarını 'TİCARİ SIR' diye gizledi!..

Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı'na okulların deprem dayanıklılığını sordu. Bakanlık ekonomik çıkarlar ve ticari sır gerekçesiyle yanıt vermedi. Davayı kazanan sendika raporların açıklanması için 24 Mart'a kadar süre tanıdı...

MEB okulların deprem raporlarını 'ticari sır' diye gizledi, Eğitim-İş açtığı davayı kazandı

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, 16 Mart 2026 tarihinde Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasıyla okulların depreme dayanıklılık durumunun halktan saklandığını duyurdu. 

6 Şubat Depremleri'nde rant odaklı kentleşme ve denetimsizlik yüzünden 50 bini aşkın insanın hayattan koptuğunu hatırlatan Rona, hükümet yetkililerinin 3 yıl önce tüm okulların depreme dayanıklılığının inceleneceği, ağır ve orta hasarlı okulların yıkılıp yenilerinin yapılacağı, hafif hasarlı okulların derhal onarımına başlanacağı yönünde net bir rota açıkladığını ancak aradan geçen 3 yıl boyunca hiçbir yetkiliden kapsamlı bir açıklama gelmediğini belirtti. 

Bunun üzerine Eğitim-İş olarak 81 ilde okulların deprem dayanıklılık durumlarını il milli eğitim müdürlüklerine sorarak kapsamlı bir rapor hazırlığına başladıklarını ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de okulların durumunu sorduklarını ifade etti.

Sendika tarafından 15 Eylül 2025 tarihinde bilgi edinme yasası kapsamında yöneltilen sorular arasında Bursa’daki kaç okulda deprem dayanıklılık testi yapıldığı, bu raporlar sonucunda kaç okulun riskli olarak raporlandığı, riskli kabul edilen kaç okulun yıkıldığı ve onarılan okul sayısının kaç olduğu yer aldı. Ayrıca riskli olduğu halde içinde eğitimin devam ettirildiği okullar olup olmadığı, inşa ve onarım nedeniyle kaç okulun taşındığı, ikili eğitime geçilen okullarda sınıf mevcutlarının kaça yükseldiği ve lise öğrencileri ile ilkokul öğrencilerinin tekli ya da ikili olarak bir arada okudukları okul olup olmadığı soruldu. 

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise bir gün sonra 16 Eylül 2025 tarihinde verdiği yanıtta, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar gelmemesi, haksız rekabet ve haksız kazanç yaşanmaması gerekçesiyle bu sorulara yanıt veremeyeceğini bildirdi.

Eğitim-İş davayı kazandı ve Bakanlığa 24 Mart'a kadar süre verildi

Özkan Rona bu duruma tepki göstererek çocukların can güvenliğinin ülkenin ekonomik çıkarlarına nasıl bir zararı olabileceğini sordu. 

Bu soruların inşa ve onarım parası bulunamadığı ortaya çıkmasın diye yanıtsız bırakıldığını belirten Rona, ödenek talep etmeyerek Bakan Yusuf Tekin’in gözüne girmenin binlerce öğrencinin canından daha mı önemli olduğunu sorguladı. 

Özkan Rona tepkisini şu sözlerle dile getirdi: 

"Korkacak, çekinecek, utanacak bir durumunuz yoksa bu makul sorulara neden yanıt vermiyorsunuz? Siz bu gerçekleri, tıpkı önümüzde duran bu kutuda olduğu gibi zincirlere vurup kilit altına almak istediniz. Ticari sır kılıfıyla, haksız rekabet yalanıyla halkın doğruları öğrenmesini engellemeye çalıştınız. 

Ancak biz Eğitim-İş olarak sizin halktan köşe bucak sakladığınız o Deprem Dayanıklılık Raporları'nın peşini bırakmadık ve konuyu yargıya taşıdık. 

Ve bugün buradan, bu meydandan ilan ediyoruz: Açtığımız o davayı kazandık! Türk adaleti, çocukların can güvenliğinin ticari sırdan üstün olduğuna hükmetti ve bu gizliliği ortadan kaldırdı. Siz gerçekleri zincirleseniz de, biz o kilitleri hukukun ve adaletin gücüyle kırmasını çok iyi biliriz! Bu kırdığımız kilit, sizin gizlilik zırhınızdır! Bu çekiç darbesi, mahkemenin kararıdır! Artık kaçacak yeriniz, sığınacak yalanınız kalmadı! Mahkeme kararını derhal uygulayın ve o raporları tek tek halka açıklayın!"

Rona ayrıca, Bursa'da 2015 yılında yapılan deprem tahkikleri sonrasında 2017'de 13 okul, 2020'de 24 okul ve 2023'te 12 okul olmak üzere toplam 49 okulun boşaltıldığını, dayanıksız olduğu bilindiği halde bu çürük binalarda yıllarca eğitime devam edildiğini hatırlattı. Bursa'daki 655 bin öğrencinin, 40 bin öğretmenin, binlerce eğitim çalışanının ve on binlerce velinin güvenliğinden endişe ettiklerini belirten Rona, mahkeme kararını açıklaması için kuruma 24 Mart'a kadar zaman verdiklerini, aksi takdirde kararlara uymadıkları gerekçesiyle haklarında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

İmam Hatip Ortaokulu'nda tarikat kitabı skandalı

Özkan Rona açıklamalarının devamında, Bursa'daki Yiğitler İmam Hatip Ortaokulu'nda Konyevi tarikatı şeyhinin kitaplarının öğrencilere dağıtıldığını da gündeme taşıdı. 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün durumdan haberdar olmadığını savunduğunu aktaran Rona, okul müdürü Mahmut Ordulu'nun da kendini savunduğunu belirterek şu sözleri kaydetti: 

"İl Milli Eğitim haberimiz yok dedi, okul müdürü de onların tarikat olduğunu bilmiyordum dedi. Yoldan geçerken uğrayıp kitap bırakmışlar onlar da öğrencilere dağıtmış. Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan öğrencilere kitap dağıtılmayacağını bilmiyor musun?"

Tarikatı okula çağıran ve şeyhin kitaplarını dağıttıran okul müdürü Mahmut Ordulu'nun okula siyaseti ve tarikatı sokma konusunda sabıkalı olduğunu belirten Rona, müdürün daha önce Gürsu'da görev yaptığı okulun koridorlarını rabia sembolleriyle donattığını ve Eğitim-İş'in şikayeti üzerine bunların kaldırıldığını dile getirdi. 

Eğitim-İş olarak okul müdürü ve Kevser Eğitim Vakfı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayan Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü'ne "yoldan geçen herkesi okula alıp kitap dağıttıran bu kişinin" derhal görevden alınması için çağrıda bulundu.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..