Piyasalar eşine az rastlanır bir fırtınanın ortasında kaldı...

Küresel finans piyasaları, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümün aynı anda yarattığı eşine az rastlanır bir fırtınanın ortasında kaldı. Batı Asya'daki çatışmaların petrol fiyatlarını sarsması, yapay zekanın iş modellerini kökten değiştirme ihtimali ve kredi piyasalarındaki risk sinyalleri, yatırımcıların güvenli liman arayışını artırıyor...

Dünya piyasalarını bekleyen 3 büyük tehlike: Hürmüz kapandı o sektörler alarm verdi! 

Küresel finans piyasaları, Batı Asya’daki savaş, yapay zekâ kaynaklı ekonomik dönüşüm ve kredi piyasasında ortaya çıkan sorunların aynı anda yarattığı baskıyla karşı karşıya kaldı. 

Bloomberg’de yayımlanan analizde, üst üste gelen bu risklerin yatırımcı güvenini zayıflattığı ve uzun süredir kullanılan “düşüşte al” stratejisinin bu kez aynı sonucu vermeyebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Haftanın ilk işlem gününde piyasalarda son derece karamsar bir tablo oluştu. Batı Asya’daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatları hızla yükselerek varil başına yaklaşık 120 dolara yaklaşırken, hisse senedi vadeli işlemlerinde sert düşüşler görüldü.

Günün ilerleyen saatlerinde ise ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın yakında sona erebileceğine ilişkin mesajlar verdi. Bu açıklamanın ardından petrol fiyatları yeniden gerileyerek 90 doların altına indi ve S&P 500 endeksi son bir ayın en güçlü günlük yükselişini kaydetti.

Amerivet Securities ABD faiz piyasası başkanı Gregory Faranello, yaşanan sert dalgalanmayı “Bu tür gelişmelerin nasıl ilerleyeceğini tahmin etmek mümkün değil” sözleriyle değerlendirdi.

Buna karşın piyasalardaki kısa süreli toparlanmanın daha derin sorunları ortadan kaldırmadığı belirtiliyor. Trump’ın İran’a yönelik saldırı kararı, küresel ekonomi açısından kalıcı etkiler yaratabilecek yeni bir şok oluştururken, yatırımcıların zaten çok sayıda riskle karşı karşıya bulunduğu bir döneme denk geldi.

PİYASALARDA OYNAKLIK HIZLA YÜKSELDİ

Son gelişmeler finansal piyasalarda nisan ayından bu yana en güçlü oynaklık artışını tetikledi. Nisan ayında yaşanan dalgalanmaların nedeni Trump’ın küresel tarifeleri açıklaması olmuştu.

Bank of America’nın hisse senetleri, faizler, para birimleri ve emtialardaki oynaklığı ölçen Piyasa Riski göstergesi de normal seviyelerin üzerinde stres sinyali veriyor.

Piyasalarda “korku endeksi” olarak bilinen oynaklık göstergesi Cboe Volatility Index (VIX) ise dün kısa süreliğine 35 seviyesinin üzerine çıkarak yıl başındaki değerinin iki katından fazlasına ulaştı.

Ancak piyasalardaki riskler yalnızca İran savaşından kaynaklanmıyor. Aynı anda etkili olan başka faktörler de bulunuyor:

  • Yapay zekânın birçok sektörde iş modellerini hızla değiştirme ihtimali
  • Hızla büyüyen özel kredi piyasasında artan sorunlu krediler
  • ABD iş gücü piyasasında görülen yavaşlama
  • Yüksek enflasyon nedeniyle merkez bankalarının faiz indirimlerinin zorlaşması

RBC Capital Markets türev stratejisi başkanı Amy Wu Silverman, “İran konusu zamanla arka plana düşse bile baş etmek zorunda olduğumuz başka sorunlar var” değerlendirmesinde bulundu.

KREDİ PİYASASINDA İLK ÇATLAKLAR

Jeopolitik gerilim kredi piyasalarında da etkisini göstermeye başladı.

Şirketlerin yüksek riskli borçlarını yansıtan çöp tahvil spreadleri, savaş başlamadan önce yükselmeye başlamıştı. Söz konusu farklar ocak ayındaki dip seviyelerden yaklaşık yarım puan artmış durumda.

Yatırımcılar, yapay zekânın bazı şirketlerin gelirlerini zayıflatabileceği ve yüksek borç yüküne sahip firmaların ödeme kapasitesini düşürebileceği endişesini dile getiriyor.

ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ DEĞİŞTİ

Savaşın ardından enflasyon beklentileri de yükseldi. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerine devam edeceği yönündeki beklentilerin hızla tersine dönmesine neden oldu.

İngiltere’de yatırımcılar dün bu yıl için neredeyse çeyrek puanlık faiz artışını fiyatladı. Bu tablo, birkaç gün önce iki faiz indirimi beklentisinin konuşulduğu piyasada dikkat çekici bir değişime işaret etti.

Euro Bölgesi’nde de piyasalar kısa süreliğine Avrupa Merkez Bankası’ndan iki faiz artışı beklentisini fiyatladı.

Her ne kadar bu beklentilerin bir bölümü daha sonra geri çekilmiş olsa da yaşanan hızlı değişim ekonomik görünümün ne kadar kısa sürede değişebildiğini ortaya koydu.

PETROL ŞOKU RİSKİ

Piyasalar açısından en acil risklerden biri enerji fiyatlarındaki sert hareketler olarak görülüyor.

Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı fiilen kapanmış durumda. Boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor.

Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin üretimi azaltmasıyla Brent petrol fiyatı dün 119 doların üzerine çıktı. Bu seviye ocak ayındaki fiyatların yaklaşık iki katına karşılık geliyor.

Petrol fiyatları gün içinde gerilemesine rağmen oynaklık yüksek kaldı. Brent petrol vadeli işlemleri gün içinde 36 dolarlık bir bantta hareket ederek tarihteki en büyük günlük düşüşlerden birini kaydetti.

Enerji fiyatlarındaki artış birçok sektörü doğrudan etkiliyor. Üretim maliyetleri yükselirken havayolu ve lojistik şirketlerinin giderleri artıyor. Fiyatlarını hızla yükseltmekte zorlanan tüketim şirketlerinin kâr marjları daralırken, yüksek enerji maliyetleri hane halkı harcamalarını da sınırlıyor.

Bu durum özellikle enerji ithalatına daha bağımlı olan Avrupa ve Asya ekonomilerini daha fazla etkiliyor.

YAPAY ZEKÂ ETKİSİ PİYASALARI ZORLUYOR

Piyasaları etkileyen ikinci büyük faktör ise yapay zekâ teknolojilerinin ekonomik etkilerine ilişkin belirsizlik.

Şubat ayından bu yana yatırımcılar arasında yeni bir endişe ortaya çıktı. Bu endişe yapay zekânın başarısız olması değil, tam tersine başarılı olup mevcut iş modellerini hızla değiştirmesi ihtimali.

Bu nedenle özellikle şu sektörlerde satış baskısı hızlandı:

  • Yazılım şirketleri
  • Profesyonel hizmet firmaları
  • Medya şirketleri
  • Finans sektörü

Öte yandan yapay zekâ altyapısını kuran şirketler de risklerle karşı karşıya. Çip üretiminin yüksek enerji tüketimi gerektirmesi ve üretim tesislerinin enerji fiyatlarından doğrudan etkilenen bölgelerde bulunması bu riskleri artırıyor.

ÖZEL KREDİ PİYASASINDA RİSK BÜYÜYOR

Yaklaşık 2 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan özel kredi piyasası da baskı altında bulunuyor.

Banka dışı finans kuruluşlarının şirketlere borç verdiği bu piyasada sorunlu kredi oranları yükseliş eğilimi gösteriyor.

Fitch Ratings verilerine göre ABD özel kredi piyasasında temerrüt oranı ocak ayı itibarıyla yüzde 5,8’e ulaştı. Bu oran, kurumun Ağustos 2024’te veri toplamaya başlamasından bu yana en yüksek seviye olarak kaydedildi.

Sektörün özellikle yazılım şirketlerine yoğun kredi sağlaması, yapay zekâ kaynaklı dönüşüm risklerinin etkisini artırıyor.

YATIRIMCILAR DAHA TEMKİNLİ DAVRANIYOR

Artan belirsizlik bazı yatırımcıların daha ihtiyatlı bir strateji benimsemesine yol açtı.

Ocean Park Asset Management yatırım direktörü James St. Aubin, yaşanan dalgalanmalar nedeniyle ekiplerinin portföyde bir miktar nakit tutmayı tercih ettiğini belirtti.

Piyasa düşmeye devam ederse şu anda birkaç güvenli limandan biri nakit” diyen St. Aubin, mevcut ortamda ABD tahvillerinin bile her zaman güvenli liman olarak görülmeyebileceğini ifade etti.

Miller Tabak baş piyasa stratejisti Matt Maley ise yatırımcıların mevcut riskleri geçmiş krizlerle kıyaslayarak küçümsememesi gerektiğini vurguladı.

Maley’e göre yaşanan sorunlar tek başına geçmiş krizler kadar büyük görünmese de uzun süren bir boğa piyasasının ardından gelen bu tür şoklar finansal piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açabilir.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..