Savaşla gübre karaborsada: Fatura çiftçiye kesildi. Fiyatları patladı
ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırganlığıyla başlayan savaşın faturası Türkiye’de çiftçinin sırtına bindi. Tarımda dışa bağımlılığın ve özelleştirme politikalarının iflas ettiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yandaş ithalatçıların savaş üzerinden kârlarını katladığını, üreticinin ise fahiş girdi maliyetleri altında ezildiğini açıkladı...
Savaş kapıda, gübre karaborsada: Fatura çiftçiye kesildi, gübre ve yem fiyatları patladı
İran’ın Hürmüz Boğaz’ından geçen ABD ve İsrail bağlantılı gemileri hedef alacağını duyurumasının ardından sigorta şirketleri poliçeleri fiilen askıya almış, boğazdan gemi geçişi durmuştu.
Stratejik öneme sahip bu koridordan dünyadaki petrol ihracatının yaklaşık yüzde 27’si ve üre, amonyak, fosfat dahil küresel gübre ihracatının yüzde 20 ile 30’u geçiyordu.
Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana üre fiyatları yüzde 20’den fazla artış gösterdi. Saldırıların uzaması durumunda, dünya genelinde gıda fiyatlarının artacağı tahmin ediliyor.
'Neredeyse tamamı ithal, satış yok'
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın Türkiye tarımına olan ağır etkilerini verilerle açıkladı. Gürer, girdi maliyetlerindeki sert artışın üretimde büyük bir tıkanmaya yol açtığını belirterek, “Savaşın bedelini çiftçi ödüyor” dedi.
Savaşın tarımı doğrudan vurduğunu belirten Gürer, gübre fiyatlarındaki güncel durumu şu sözlerle aktardı:
“Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda. Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı. DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda.”
'Özelleştirmeler Türkiye'nin kendi kendine yeterliliğini zedeledi'
Türkiye’nin tarımsal girdilerde dışa bağımlılığının savaş dönemlerinde büyük riskler yarattığını ifade eden Gürer, İran ile yapılan ticaret verilerini paylaştı. Gürer, "Veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor” dedi.
Hükümetin tarım politikalarını eleştiren Ömer Fethi Gürer, gübre ve yem fabrikalarının özelleştirilmesinin bugün yaşanan krizde payı olduğunu vurguladı. Gürer, üretimin sürdürülebilirliği için şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı. Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi. Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak.”
Tarım Bakanlığı 10 yıl sonra amonyum nitrat yasağını kaldırdı
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2016 yılından bu yana tarımda kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin yeniden kullanılmasına izin verdi.
Ayrıca, üreticilerin gübreye erişimini kolaylaştırmak için amonyum nitrat ve kalsiyum amonyum nitrat gübrelerinin ihracatı durdurularak, bu ürünlerin tamamen yurt içinde kullanılması kararlaştırıldı.
'Gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'ye yakın iş insanları'
Artan maliyetlerin yanı sıra çiftçilerin ağır bir borç yükü altında olduğunu hatırlatan Gürer, acil önlem alınması çağrısında bulundu. Banka borçlarının 1 trilyon 240 milyar liraya ulaştığını belirten Gürer, “Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'ye yakın iş insanları. Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.

