Bir tek AKP’nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin suçlu değil!

Urfa ve Maraş’ta gerçekleştirilen saldırılar sonrası AKP iktidarı dışında herkes suçlanıyor. Öğretmenler, veliler, medya, öğrenciler, sosyal medya suçlu... İl milli eğitim müdürü de suçlu ama bir tek AKP’nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin suçlu değil! Bu öyküye inanmamız isteniyor...

Öğretmen suçlu, veli suçlu, öğrenci suçlu, medya suçlu, milli eğitim müdürü suçlu; Yusuf Tekin değil! 

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in “velilik görevinin ihmali”nden cezalandırılması gerektiğini söylediği Maraş’taki okul saldırısını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli’nin tutuklandığı açıklandı dün.

Yani anne suçlu.

Sadece Pınar Peyman Mersinli değil, iktidarın açıklamalarına bakılırsa bir bütün olarak “çocuklarına sahip çıkamayan" veliler suçlu.

Sosyal medya zaten günahların en büyüğü. 

O ekran bağımlılığı olmasa bunların hiçbiri olmayacaktı ve tabii bir de bilgisayar oyunları…

Başka?

"Öğrencilere hakim olamayan öğretmenler" de suçluydu. Yıllardır öğretmenlik mesleğini ayaklar altına alan, öğretmenleri hedef haline getirenler değil, öğretmenlerdeydi suç.

Başka?

Yine Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, saldırıların hemen sonrasında medyayı suçlamış, hızlı bir yayın yasağı kararı alınmıştı. Bu karar sonrasında soL Haber, İletişim Başkanlığı tarafından açıkça hedef gösterilmişti. Bu sırada yandaş medyanın yayıncılığı da AKP iktidarının hakim olduğu televizyon dizilerinin mafya övgüleri de gündem olmadı haliyle.

Yani iktidar kontrolünde olmayan medya da suçluydu.

Bunların hepsi suçlu diyelim, peki, hiçbir yetkilinin suçu yok muydu sahiden?

Anlaşılan sadece Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur suçlu, bir tek o görevden alındı.

Peki, Baydur’un başında bulunan isim, Yusuf Tekin?

Onun hiç mi suçu yok? 

Herkes suçlu ve hesap vermeye çağrılıyor, tutuklanıyor, soruşturmalara konu oluyor, hedef gösteriliyor ama iktidarın hiç suçu yok öyle mi?

AKP öyle diyor...

Okulları tarikat ve cemaatlere teslim edip onları STK diye güzelleyen, yıllardır okul önlerine yuva yapan mafyalara, çetelere karşı etkili hiçbir adım atmayan/atamayan Yusuf Tekin ve AKP iktidarı suçsuzmuş.

Gelin şimdi o suçsuz denilen Yusuf Tekin’in icraatlarına, daha önce soL’da detaylarıyla aktardığımız portresi üzerinden bir kez daha yakından bakalım. Suçlu mu, değil mi bir kez daha düşünelim...

 

Maraş'taki saldırıda biri öğretmen, 8'i öğrenci toplam 9 kişi yaşamını yitirdi, 20 kişi yaralandı.

Gerici kökler ve şaşırtmayan geçmiş 

“Siz cemaatçi misiniz?” sorusuna “Hayır değilim. Sosyal medyaya bakıyorum, beni bütün cemaatlere yazdılar. Benim geldiğim çizgi belli. Ben Milli Görüş geleneğinden geliyorum. Herkesin kaçtığı bir dönemde demokratik ve siyasi mücadele tarafında yer aldım. Erbakan Hoca’ya saygım sonsuz. Akademisyenliği seçmem onun sayesindedir” yanıtını veren bir isim Yusuf Tekin.

Ailesinden Menzil tarikatının bir şirketinde yönetici isimler olduğu iddiası gündeme gelmiş, bu iddia çeşitli haber siteleri ve sosyal medya hesaplarından yayılmıştı, yanıtı yukarıdaki gibi oldu.

İnandırıcı bulmayanlar oldu, belki inananlar da olmuştur ama Tekin’in uygulamaları ve aldığı kararlar zaten bu soruları tümüyle geçersiz kılıyor. Türkiye’de sadece en fanatik tarikat liderlerinin hayalini kurduğu adımları gerçeğe dönüştüren bir isimden söz ediyoruz.

Önce Tekin’in kariyer öyküsüne kısaca göz atıp, sonra buraya, asıl konumuza geleceğiz.

AKP'nin ilmek ilmek ördüğü 'vasat' bir akademik kariyer: 'Erbakan' dedi ama…

Tekin kişisel öyküsünün merkezine Milli Görüş’ü ve Erbakan’ı yerleştiriyor ama onun akademisyenlik öyküsünün merkezinde AKP iktidarı var.

Doktorasını 2002’de, AKP iktidara geldiğinde tamamlayan bir isim Tekin.

Peki, tez hocası kim?

Mümtazer Türköne.

Hani şu eski Fethullahçılardan. Darbe girişimi sonrası tutuklanıp serbest kalınca “muhalif” olan isimlerden.

Tekin yüksek lisans ve doktora öğrencisiyken Türköne’nin onu da Cemaat ile ilişkilendirip ilişkilendirmediğini bilmiyoruz ama bunun çok da şaşırtıcı olmayacağını not edip geçelim.

AKP döneminin akademisinde kariyerine beklediği gibi "yüksek" bir yerden başlayamadı Tekin. İlk olarak soluğu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde aldı, burada 4 yıl Dekan Yardımcılığı yaptı.

Sonra Fethullahçıların büyük oranda belirlediği dönemde, 2009 yılında Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi'ne atandı.

Tekin’in birbiriyle alakasız AKP dönemi kariyeri 2011 yılında Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı olarak atanmasıyla başka bir yere doğru evrildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevine 2013'te başlayan Yusuf Tekin, 2015-2018 yılları arasında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi mütevelli heyet başkanlığı yaptı.

Dedik ya, ilginç bir kariyeri var ve bu kariyer onun söylediği gibi Erbakan değil, AKP iktidarı damgasını taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş sonrası müsteşarlık makamı ortadan kalkınca partisi tarafından ortada bırakılmayan Tekin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde profesör oldu.

Ancak bu vasat kariyere belli ki teslim olmak istemeyen bir isimdi Tekin, 15 Eylül 2018'de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanarak kendisi için önemli bir adım daha attı.

Bu kariyerle nasıl rektör yapıldı, bu da ayrı bir soru.

Ancak dahası vardı, 5 yıl sabrettikten sonra, Haziran 2023’te Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirildi.

Bu kadarı gerçekten de böylesi bir isim için büyük lütuftu, bu lütfun hakkını verecekti.

Maraş saldırısı sonrası hastanede tedavi gören yaralıları ziyareti dahi AKP şovuna çevirdiler.

Tarikat liderlerini aratmayan bakan

Yukarıda yarım bıraktığımız yere geri dönelim.

AKP iktidarının yıllardan bu yana en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri eğitimdeki gerici saldırı oldu.

Tekin, AKP’nin 20 yılda başaramadıklarına 3 yılda imza atan isim olacaktı. Kariyerini ve tüm hayatını borçlu olduğu karanlığa alan açmak için çalışıyordu Tekin.

Gericileştirilmiş, bilimsel tüm özünden arındırılmış bir müfredatla yetinmeyecekti, tarikat ve cemaatleri tüm eğitim kurumlarına sokan isim olacaktı.

"STK’larla protokol" adı altında okulların tamamına tarikatçıları dolduran Tekin, belli ki tez hocası Türköne’nin cemaatçi geçmişiyle eğitim arasındaki bağı son derece iyi kavramış.

Ülkede faaliyet gösteren tüm tarikatları okullara dolduran Tekin, gelen tepkilerin ardından bu karanlık grupları "STK" olarak savundu.

Onlar da kendilerini savunan Bakan Tekin'e teşekkür etti:

* Menzil cemaatinin örgütü TÜMSİAD
* Erenköy cemaatinin Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı
* Nur cemaatinin Hayrat Vakfı
* Işıkçılar cemaatinin İhlas Vakfı
* Ve tabii ki Ensar Vakfı!

Yaptıkları ortak açıklamada “Bunlar; İslam’a karşı düşmanlıklarını Müslümanların kurdukları STK’lar üzerinden yansıtmaktan geri durmuyorlar. Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’i destekliyor, Bakanımızı ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı takdir ediyoruz!” diyeceklerdi.

Tarikatların önünü açan Tekin’e sahip çıkıyorlar, okulları tarikat ve cemaat yuvasına dönüştüren iktidara minnetlerini dile getiriyorlardı.

Halkın inancına saldıran kimler?

Tekin bugünlerde tam da bu tarikat ve cemaatlerden aldığı güçle, okullardaki gerici faaliyetlere tepki gösteren herkesi hedef alıyor.

Eğitimi gericiliğin kalesi haline getirmeye çalışanlara tepki gösterenleri ise “halkın değerlerine, inancına saldıran, gerici azınlık” olarak tanımlıyor.

Peki, gerçekten halkın inancına ve değerlerine saldıran kim?

Tekin’in iki tezini birden çalıştığı hocası Mümtazer Türköne’ye bakalım sadece.

Fethullahçı çetenin üyesi olan bu isim, yıllarca gazetelerin, ekranların en makbul yüzlerinden biriydi. AKP iktidarının her alanda en yakın müttefiki olan bir cemaatin temsilcisiydi.

O cemaat ülkedeki tüm kurumları AKP iktidarının da desteğiyle ele geçirip, çok daha fazlasını, her şeyi isteyince ortaklık karışacak, ülkemiz gerici ve Amerikancı bir darbenin eşiğine gelecekti.

İşte o Fethullahçı çete ne kadar karanlık ve gayrimeşru ise Bakan Tekin’e destek açıklayan Menzil de diğer cemaat ve tarikatlar da o kadar gayrimeşru.

Hepsi bir gün Fethullahçı çetenin ulaştığı güce ulaşmayı amaçlıyor, bazıları ise bu konuda fazlasıyla yol almış durumda.

Menzil örneğin... Ülkenin tüm kurumlarına nüfuz etmiş bir tarikat yapılanmasından söz ediyoruz.

Tarikat A.Ş.

Paranın her şeyin merkezinde olduğu, düzenin tüm kirini taşıyan bu tarikat ve cemaatlerin aynı zamanda birer holding olması tesadüf olabilir mi?

Tüm bu tarikat ve cemaatlerden miras savaşları, çatışmaları ve çocuk istismarı haberleri gelmesi tesadüf mü?

Halkın inancı üzerinden topladıkları bağışlarla kurdukları devasa holdingleri paylaşamayıp, Menzil örneğindeki gibi birbirlerini vurma noktasına gelmeleri şaşırtıcı mı?

Hiçbirinin tesadüf ya da şaşırtıcı olmadığı açık.

“Ramazan geldi, halkın inancına savaş ilan ettiler” yalanını sürekli olarak sayıklayan AKP kadroları, “Çocuklar açlığı anlasın, yokluğu anlasın” masalları anlatıyor. 

Oysa Komünist Öğretmenler’in yaptığı açıklama bu konuda çok şey anlatmıyor mu? 

Tarikat ve cemaat liderleri holding patronu olmuşken, çocuklar zaten okullarda tek öğün yemek dahi yiyemez hale gelmedi mi?

Çocuklara bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek sağlamayı dahi 'kaynak yok' gerekçesiyle reddeden Milli Eğitim Bakanlığı’nın; konu din ve Ramazan ayı olduğunda tüm imkânlarını seferber etmesi, bu politikanın insani değil ideolojik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Açlık ve yoksullukla mücadele eden milyonlarca öğrencinin temel ihtiyaçları görmezden gelinirken, dini etkinliklerin öncelik haline getirilmesi kabul edilemez.

Herkes suçlu, bir tek onlar değil, öyle mi?

Bundan tam iki ay önce yazmıştık Tekin'in yukarıdaki portresini.

Bu öyküde yer alan hamlelerin sonuçlarından biri Maraş ve Urfa'daki saldırı.

Mafyalaşmanın, çeteleşmenin övgü konusu olduğu atmosferi AKP iktidarına borçluyuz. Bunun ne kadar ağır bir tahribat yarattığını sokak çeteleri haberlerinde bir kez daha hatırlatmıştık.

Şimdi yaşadığımız şey tüm bu sürecin sonucu.

Bu tabloyu bir kez daha hatırlattıktan sonra soru ortada: Herkes suçlu, bir tek Yusuf Tekin ve AKP değil, öyle mi?

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..