Et taciri AKP'li hakkındaki haber neden 'milli güvenlik' sorunu oldu?
Gazeteci Bahadır Özgür ESK'nin en çok et ithal ettiği Polonyalı şirketin ortağı 20 yaşındaki AKP'liyle ilgili habere "milli güvenlik" gerekçesiyle erişim engeli getirilmesini değerlendirdi: "Halk eti ancak vitrinden seyredecek hale düşmüşse o eti satanın AKP'li olması 'milli güvenlik' sorunudur."
En çok et ithal edilen şirketin ortağı AKP'li hakkındaki haber neden 'milli güvenlik' sorunu oldu?
Sakarya 1. Sulh Hakimliği geçen hafta imza attığı bir kararla AKP Gençlik Kolları yöneticisi, 20 yaşındaki Halil Efe Tunç’un en fazla ithal edilen Polonya şirketinin hissedarı olduğunu anlatan haberi “kamu düzeni ve milli güvenliğe” aykırı bulmuş ve habere erişim engeli getirmişti.
Gazeteci Bahadır Özgür söz konusu kararın bir "ikili hukuk" örneği olduğuna işaret ederek "Halk eti ancak vitrinden seyredecek hale düşmüşse, o eti satanın AKP’li bir yönetici olduğunun bilinmesi, ‘milli güvenlik’ sorunudur. Fiyatlar yarın bir gün ucuzlarsa, satanın AKP’li olmasının bilinmesi suç teşkil etmez" yorumunu yaptı.
Konuyu bugünkü köşesine taşıyan Özgür’ün aktardığına göre mahkemenin 31 Mart tarihli kararının ardından 21 Kasım 2025’te halktv.com.tr'nin gündeme getirdiği haberin bir kısmı internetten kaldırıldı. Haber resmi tebligat gelince arşivlerden bütünüyle silinecek.
93 bin ton karkas etin yarısından fazlası Tunç'un ortağı olduğu şirketten alınmış
Özgür yazısında “milli güvenliğe aykırı” bulunarak yasaklanan haberle ilgili şu bilgileri verdi:
“Et Süt Kurumu’nun (ESK) et ithalatına dair 25 bin resmi sözleşmeyi incelemiştik. En fazla dikkat çeken şey, Avrupa’dan ithal edilen 93 bin ton karkas etin yüzde 51’inin, Polonya’da kurulu Polonia Beef’ten alınmasıydı. Ödenen para TL bazında 20,8 milyar liraydı.
Şirketin ortağının AKP Gençlik Kolları Yöneticisi olan 2006 doğumlu Halil Efe Tunç olduğunu belgelerle kanıtlamıştık. Tunç aynı zamanda yerli üreticinin haklarını savunmak için kurulan Kırmızı Et Üreticileri Birliği Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç’un oğlu.”
Nedir milli güvenlik?
Mahkemenin bu bilgileri neden yasaklama gereğini duyduğuna dair ise Özgür yazısında şunları kaydetti:
“İlk kez bir haber yasaklanmıyor. Binlerce haber aynı kaderi paylaştı. Bir cümlelik gerekçeyle’ yağmur gibi yağan erişim engeli kararları, otomatik bir sansür pratiğine dönüştü artık.
İster uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanan birisi olsun, ister bir bahis baronu veya kamu görevlisi, fark etmiyor. Aynı kalıp cümleyle haberler anında yasaklanıyor: ‘Kamu düzeni ve milli güvenlik!’
Peki nedir ‘milli güvenlik?’
Devletin resmi belgelerindeki tanım şöyle:
‘Milli Güvenlik; devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanmasıdır.’
Kim korur?
2017’de geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne göre, Cumhurbaşkanı baş sorumludur. Milli güvenliğin sağlanması amacıyla Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşleri dahilinde iç ve dış güvenlik ve savunma siyasetini belirler.
'Bu ‘genç arkadaş’, vatan savunması ve kamu düzenini sağlamakla mı görevli?'
Haliyle şu tanıma bakınca, ithal etlerin AKP’li genç tüccardan alınmasının, MGK’yı ve Cumhurbaşkanı’nı neden ilgilendirdiği insanın aklına takılıyor. Bu ‘genç arkadaş’, vatan savunması ve kamu düzenini sağlamakla mı görevli? MGK’dan ‘Aman ithal etle ilgili bilgileri yasaklayalım’ diye bir tavsiye kararı mı çıktı?
Eğer bunlar yoksa eti kimden aldığımıza ilişkin bilgiler niçin Polonyalılara serbest de bize yasak! Elbette mesele etle ilgili değil. Hayatın tüm alanlarını kapsayan bir işleyiş söz konusu burada. Son yıllarda hukukçulardan sık sık duyduğunuz, ‘ikili hukukun’ mükemmel bir örneğiyle karşı karşıyayız."
'Halk eti ancak vitrinden seyredecek hale düşmüşse o eti satanın AKP'li olması 'milli güvenlik' sorunudur'
İkili hukukun yargının her olayda, o an kimin lehine kimin aleyhine sonuç doğuracağına göre karar vermesi olduğunu kaydeden Özgür şu değerlendirmeyi yaptı:
"Dolayısıyla halk eti ancak vitrinden seyredecek hale düşmüşse, o eti satanın AKP’li bir yönetici olduğunun bilinmesi, ‘milli güvenlik’ sorunudur. Fiyatlar yarın bir gün ucuzlarsa, satanın AKP’li olmasının bilinmesi suç teşkil etmez. Hatta ucuzlukta payları olduğu için gururla medyaya çıkıp konuşurlar bile…
Yani yasaklanan şey ne sadece bir haber, yasaklayan da ne sadece bir yargıçtır. Rejimin dört dörtlük bir resmidir!”

