İşte Türkiye’nin elektrik ağını yöneten o aktörler!..

 Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 4 Nisan'da yüzde 25 olarak açıkladığı konut elektrik zammının arka planında, fatura yapısını derinden değiştiren bir tablo var. EMO hesaplamalarına göre aynı tüketim için ödenen paranın yüzde 74,8'i artık dağıtım şirketlerinin kasasına giriyor. Peki üretim maliyetini gölgede bırakan bu sistemin ana aktörleri kimler? İşte Türkiye’nin elektrik ağını yöneten o şirketler...

Dağıtım bedeli o şirketlere gidiyor:
Yurttaş elektrik faturasını kime ödüyor?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan 2026’da yürürlüğe giren yeni tarifeyle konut tüketicileri için yüzde 25 elektrik zammı uygulamaya koydu. Ancak zamdan daha derin bir tablo da gündeme geldi. Buna göre ödenen her 100 TL’nin 75 TL’si artık üretimden ziyade özelleştirilmiş dağıtım şirketleriyle doğrudan ilişkili hale geldi.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) hesaplamalarına göre, dört kişilik bir aile için aylık 230 kWh tüketim esas alındığında fatura 595,8 TL’den 744,7 TL’ye yükseldi. Bu faturanın yüzde 74,8’ini dağıtım bedeli oluştururken, enerji üretim bedeli yüzde 15,2 seviyesinde kaldı. Kalan yüzde 10’luk bölüm ise vergi ve fonlardan oluştu.

Image

Peki yurttaş bu parayı faturalar üzerinden kime ödüyor? Türkiye, 2013’te tamamlanan özelleştirme süreciyle 21 dağıtım bölgesine ayrıldı ve her bölgedeki şebeke işletim hakkı özel holdinglere devredildi. Bugün bu holdinglerden bazıları, kamuoyunun yakından tanıdığı büyük sermaye gruplarına işaret ediyor; Cengiz Holding, Kolin İnşaat, Limak Holding, Sabancı Holding ve Çalık Holding.

BEŞ YILDA DAĞITIM BEDELİ YÜZDE 880 ARTTI

Rakamlar, iki kalem arasındaki makasın açılışını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. 2021’de 183,4 TL olan asgari aile faturası, Nisan 2026’da 744,7 TL’ye çıkarak yüzde 306 yükseldi. Ancak bu artışın bileşenleri ayrıştırıldığında, enerji bedelinin beş yılda yüzde 24,5 arttığı görülürken, dağıtım bedelinin yüzde 880 oranında yükseldiği hesaplanıyor.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) hesaplamalarına göre, dağıtım bedeli enerji üretim maliyetleriyle paralel gitmiş olsaydı bugünkü fatura 228 TL seviyesinde olacaktı. Aradaki 516 TL’lik fark ise özelleştirilmiş dağıtım sistemi üzerinden şirketlere aktarılan gelir artışına işaret ediyor. EMO, bu tabloyu “dağıtım bedeli karadeliği” olarak nitelendiriyor.

KİM HANGİ BÖLGEYİ YÖNETİYOR?

Yirmi bir dağıtım bölgesinin sahiplik yapısı incelendiğinde, tablonun Türkiye’nin son yirmi yıllık kamu ihaleleri ve altyapı yatırımları tarihiyle örtüştüğü görülüyor.

Image

Cengiz Holding ve Kolin İnşaat ortaklığı, en yüksek abone sayısına sahip İstanbul Avrupa Yakası’nı (Boğaziçi EDAŞ) 2013’te 1 milyar 960 milyon dolara devraldı. Aynı ortaklık Akdeniz ve Çamlıbel bölgelerinde de faaliyet gösteriyor. Cengiz Holding ayrıca Alarko Holding ile birlikte Meram EDAŞ’ın da ortağı konumunda.

Sabancı Holding ile Alman enerji devi E.ON’un yüzde 50-50 ortaklığıyla kurulan Enerjisa ise Başkent EDAŞ (Ankara), AYEDAŞ (İstanbul Anadolu Yakası) ve Toroslar EDAŞ (Adana) üzerinden ülkenin en kalabalık metropollerinin elektriğini dağıtıyor.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın 2013’e kadar yöneticiliğini yaptığı Çalık Holding, Yeşilırmak ve Aras bölgelerini elinde bulunduruyor. Güneydoğu’da faaliyet gösteren Dicle EDAŞ’ın sahibi ise iktidara yakınlığıyla sıkça gündeme gelen Eksim Holding.

Ege bölgesinde Aydem ve Gediz dağıtım bölgelerini Aydem Enerji yönetiyor; şirketin bağlı olduğu Bereket Enerji, 2014-2021 yılları arasında kamudan en fazla ihale alan ikinci grup olarak kayıtlara geçti. Çoruh ve Fırat bölgelerini ise Türkiye Kömür İşletmeleri’nden “haksız kazanç sağladığı” iddialarıyla gündeme gelen Kazancı Holding bünyesindeki Aksa Enerji yönetiyor.

DÖVİZ BORÇLARI VE KAMU GÜVENCESİ

Sektörün bir başka boyutu da dağıtım şirketlerinin döviz cinsinden borçlanma yapısıyla ilgili. Özelleştirme ihalelerinde kullanılan kredilerin büyük kısmı döviz cinsinden olduğu için, TL’nin değer kaybı bu şirketlerin borç yükünü artırdı. EMO raporları, EPDK’nın dağıtım bedelindeki artışların operasyonel giderlerin ötesinde, döviz borçlarının yapılandırılması ve kârlılık oranlarının korunması işlevi gördüğünü ileri sürüyor.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında ise Akedaş Elektrik Dağıtım, Dicle Elektrik Dağıtım, Fırat Elektrik Dağıtım ve Toroslar Elektrik Dağıtım gibi şirketlerin avans ödemelerinin 2026 sonuna kadar ertelenmesi ve temerrüt faizi uygulanmaması, kamunun bu şirketleri koruma kalkanı altına aldığı şeklinde yorumlandı.

EPDK zammın gerekçesini üretim ve dağıtım maliyetlerindeki yükseliş olarak açıkladı. Ancak bu açıklama, faturanın iç yapısıyla çelişiyor. Üretim bedeli yüzde 15,2 payla faturanın küçük bir bölümünü oluştururken, zammın ağırlığını taşıyan kalemin dağıtım bedeli olduğu verilerden açıkça görülüyor.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..