Ordu'da madene karşı mücadele devam ediyor...
Ordu'da Aybastı Perşembe Yaylası'nı olumsuz etkileyecek olan Korgan ilçesinde Terzili ve Beypınarı mahallesini kapsayan madene karşı mücadele devam ediyor...
Kar ve soğuk direnişe engel olamadı
Ordu'nun Korgan ilçesi Çobantepe Yaylası'nda altın madeni için yapılmak istenen sondaj çalışması 18 ay önce halk tarafından durdurulmuş, sondajın iptali için Mera Kurulu'nun onay veren kararına karşı açılmış dava Danıştay'a tanınmış ve Danıştay, bilirkişi incelemesi istemişti.
Ordu İdare Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti gelmeden şirketin yeniden çalışma yapma girişimi olduğu bilgisi üzerine Ordu Çevre Derneği ve Aybastı Korgan Kabataş Yaylalarını Koruma Platformu'nun çağrısıyla Korgan Çobantepe Yaylası'nda kar ve soğuğa rağmen basın açıklamasıyla tepki gösterildi.
Çobantepe'de Korgan Belediyesi çadır ve çorba ile destekte bulundu.
Eyleme, Ünye Çevre Platformu, Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, Tüm Köy Sen, Dev Emekli Sen, KESK, Ordu Alevi Kültür Derneği, TEMA, Ormancılar Derneği, Sağlıklı Yaşam Derneği, Mesudiye Çevre Derneği, Emek Partisi, Sol Parti, CHP, Saadet Partisi, İyi Parti, Yeşil Sol Parti CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Gürgentepe Belediye Başkanı Cemil Coşkun Kabataş, Belediye Başkanı Bülent Güney destek verdi.

Ordu Çevre Derneği ve Aybastı Korgan Kabataş Yaylalarını Koruma Platformu adına basın açıklamasını Ordu Çevre Derneği YK üyesi Av. Haluk Türkmen okudu.
Türkmen, yapılması planlanan altın madenine karşı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararı alınarak iptal kararının çevreciler lehine yapıldığını hatırlattı.
Türkmen, Ordu Valiliği ve şirket tarafından yapılan başvuruyla iptal kararının bozulduğunu ve davanın yeniden görülmeye başlandığına dikkat çekti.
Tükmen, şöyle konuştu:
"İşte bu aşamada duymaktayız ki; ruhsat alanı sahibi şirket, İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararına ve sonrasındaki iptal kararına rağmen, yeniden sondaj çalışmalarına başlama girişimindeymiş! Uyarıyoruz, mahkemeden karar çıkana kadar sizi bu alana sokmayacağız, sondaj yaptırmayacağız. Doğamızı, geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz.
Yaşam alanlarımızı, doğduğumuz, büyüdüğümüz, doyduğumuz toprağımızı, içtiğimiz suyumuzu, soluduğumuz havayı bizden alıp, ruhsatlandırıp, yerli ve yabancı şirketlere yok pahasına ihale edip, bizi, halkı yok sayan siyasi iradeye sormak isteriz.
Sadece burada değil, Türkiye genelinde yapılmasının önünü açtığınız sömürge madenciliğinde, üstün kamu yararı, verdiğiniz kararın neresinde?
Toprağımızın, doğamızın, yaşam alanlarımızın altını üstüne getiren madencilikten devletin aldığı payın %2 ile %4 arasında olduğunu bilmez misiniz? Bu payın neresinde kamu yararı? Şirketler %96 ila 98 ini alacak, devlet %2 ila 4 ünü alacak. Tarumar edilmiş toprağımız, onulmaz biçimde yok edilmiş doğamız bize kalacak. Bu mu kamu yararı?"
"BU TOPRAKLAR, BİRİLERİNİN ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR"
Altın madeni projesinin yöre halkını göçe zorladığına dikkat çeken Türkmen, "Göç sonrası kentler, yaşanılmaz sorunlar yumağı haline geliyor. Kültürel değişiklikler ve çatışmalar yanında, suç oranlarının artmasına ve gelir adaletinin onulmaz biçimde bozulmasına, sağlık sorunlarının ciddi ölçüde artmasına neden oluyorsunuz" dedi.
"Yöremiz özelinde, ciddi bir turizm potansiyeline sahip Perşembe Yaylamızdaki turizm gelirlerini yok ediyorsunuz" diyen Türkmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
Mera alanlarımızı yok ederek, küçük ve büyükbaş hayvancılığı ve bu yol ile geçimini sağlayan insanlarımızı da yok ediyorsunuz. Ordu İli genelinde, yönetenler Ordu İli ekonomi stratejisini deniz ve yayla turizmine dayandırarak proje yaparken, yaylalarımızın yok edilmesinin mantığını nasıl açıklayacaksınız. Yeter artık! Bu topraklar, birilerinin çiftliği değildir. Bu topraklar, üzerinde yaşayanlara aittir. Bu topraklar, paraya çevrilecek meta değil, hayattır. Bu topraklar, işgalcilerin cirit atacağı yer değil, Vatan’dır. Ve son söz… Her kesimden temsil kabiliyeti olan bizler, el ele , omuz omuza vererek bu vatanı size teslim etmeyeceğiz. Ordu’muzun dört bir yanından gelip, ortak sorunumuza destek ve omuz veren tüm canlara, dostlara selam olsun. İyi ki varsınız. İyi ki buradasınız."
"PLANLANAN ÇALIŞMALAR EKOLOJİK DENGE ÜZERİNDE TAHRİBAT RİSKLERİ TAŞIMAKTADIR"
Basın açıklamasının ardından konuşan Ünye Çevre Platformu Sözcüsü Serap Ersöz, "Perşembe Yaylası yalnızca bir turizm alanı değil, suyun, toprağın, canlıların ve insan emeğinin iç içe geçtiği bir yaşam alanıdır; bu nedenle değerini sadece görsel cazibesiyle tanımlamak eksik bir yaklaşımdır. Planlanan maden arama ve sondaj çalışmaları ise su kaynakları, meralar ve ekolojik denge üzerinde geri dönülmesi zor tahribat riskleri taşımaktadır ve alınan yargı kararları da bu tehlikenin ciddiyetini ortaya koymaktadır. Ünye Çevre Platformu olarak, yaşam alanlarının ekonomik getiri ya da turizm potansiyeline indirgenmesini kabul etmiyor; doğayı bir kaynak değil, birlikte var olduğumuz bir bütün olarak görüyoruz. Bu yüzden Perşembe Yaylası’na yönelik her türlü müdahaleye karşı, bilimin, hukukun ve yerel halkın söz hakkının esas alındığı bir yaklaşımı savunuyoruz." ifadelerini kullandı.
"YAYLAMIZI, SUYUMUZU, MERAMIZI KORUYACAĞIZ"
Tüm Köy Sen Ordu Şube Başkanı Zekayi Sağra: "İddialı olduğumuz ürünlerde bile ithalatçı duruma düşüren hükümet uluslararası maden ve enerji şirketlerine Karadeniz'in fındığını ve tarımını ufak komisyonlar karşılığında heba etmektedir. Bu yapılanlar ülkeye ihanettir, ülkenin değerlerini ganimet olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız, bölgenin fındık üreticileri olarak bugün bu kıyıma, saldırıya karşı çıkmak her üreticinin namus borcudur. Yaylsmızı, meramızı; tarım alanlarımızı maden alanları olarak ilan edilmesine karşı mücadelemiz sürecek. Bu nedenle de buradayız" dedi.
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer ise şu ifadeleri kullandı:
"Ordu ili Fatsa ilçesinde işletilen altın madeninde gördüğümüz ağır metal kirliliği ve bölge de yaşanan felaketin Ordu iline yayılmaması için köylülerimizle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Şunu da biliyoruz ki Ordu ilinin insanı, köylüsü, kentlisi, sivil toplum kuruluşları, siyasileri ve odaları ile ortak bir duruş sergiliyor ve tek seferlik kazanç yerine, üretim kültürüne bağlı, doğa ile barışık ve sürdürülebilir bir gelecek için ses yükseltiyor ve yan yana duruyor. Bugün burada Ordulular olarak hep birlikte sesimizi yükseltmek için buradayız ve şunu haykırıyoruz."
Dev Emekli Sen Sırrı Yumbul: " Sendika olan hak mücadelesi veriyoruz. Burada da yaşam alanları mücadelesi veriliyor. Mücadeleler birleşirse kazanacağız. Aybastı'da yaşıyoruz, bu nedenle yaylalarımızı koruma mücadelesinde yerimizi aldık. Yaylamızı, suyumuzu, meramızı koruyacağız" dedi.
Emek Partisi YK Üyesi Bahri Dinç ise "Perşembe Yaylası önemli bir olduğu halde burayı yok edecek bir maden ruhsatının satılması iktidarın sermayeye sınırsız bir destek göstergesidir. Halkın tepkisi büyük. Yaylasına, merasına; tarım alanlarına sahip çıkmak için mücadele ediyoruz. Sorun ülkenin her karış toprağında yaşanıyor. Bu nedenle parti olarak birleşik mücadeleyi önemsiyoruz" diye konuştu.
Basın açıklamasından sonra Gürgentepe Belediye Başkanı Cemil Coşkun, Kabataş Belediye Başkanı Bülent Güney, CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar Eğitim Sen Şube Yöneticisi Süha Dizdar konuşma yaptı.

