Yaşatacağız Platformu: 'Katliamın karşısındayız'
İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatında karara uyulmaması durumunda yargı süreci başlatılacağı belirtildi. Yaşatacağız Platformu tarafından yapılan açıklamada kararın masum bir işlem olmadığı söylendi...
Valilikten Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde İBB’ye gönderilen sokak köpekleri talimatına tepki: Katliamın karşısındayız
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve 39 ilçe belediyesine mayıs ayı sonuna kadar tüm sokak köpeklerinin toplatılması yönünde talimat verdi. Vali Gül, aksi halde yargı sürecine gidileceğini belirtti.
Açıklamada, “Mevzuat çerçevesinde belirtilen, yerel yönetimlerin sorumluluğundaki işlemlerle ilgili faaliyetlerin hızlandırılarak, mayıs ayı sonuna kadar ilçelerinizdeki sahipsiz köpek popülasyonunun kontrol altına alınması, görevlerini ihmal eden yerel yönetimlerle ilgili cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunularak adli sürecin başlatılacağı hususunda, gereğini rica ederim” ifadelerine yer verildi. Talimat, kamuoyunun ve hayvanseverlerin tepkisini çekti.
Yaşatacağız Platformu, toplama kararının masum bir işlem olarak sunulduğunu ancak sahadaki gerçekliğin bu ifadenin çok ötesinde olduğunu ifade ederek ciddi etik ve yapısal sorunlar barındığını belirtti. Türkiye’de yıllardır süregelen en büyük sorunlardan birinin sokakta yaşayan hayvanların temel ihtiyaçlarından bile yoksun bırakılması olduğuna dikkat çeken platform, “Oysa hayvan haklarının korunması ve hayvanların temel yaşam gereksinimlerinin karşılanması kamunun görevidir. Köpeklerle birlikte evrimleşerek kurduğumuz kent ve köy hayatının gereksinimidir. Toplu ‘toplama’ kararları, birlikte evrimleşerek kurulmuş bu ortak yaşamı tehdit ettiği için hepimizi etkileyecek bir ihlaldir” ifadelerini kullandı.
‘HİJYEN VE BAKIM EKSİK’
Türkiye’de barınaklarla ilgili infial yaratan olayları anımsatan aktivistler, “Türkiye’nin birçok yerinde barınaklarda hayvanlar hijyen eksikliği ve bakım eksikliğinden ölmekte, işkence görmekte ve hastalan-maktadır. En önemlisi de mevcut barınak kapasitesinin, sokakta yaşayan köpek nüfusunu karşılayacak yeterlilikte olmadığı bizzat hükümet yetkililerince itiraf edilmiştir” dedi. “Bu itiraf ve İstanbul Valiliği’nce verildiği iddia edilen talimat birlikte okunduğunda ‘toplama’ adı altında büyük bir ‘katliam’ yapılmasının hedeflendiğini görmek zor değildir” diyen üyeler, “Mevcut köpek sayısı barınaklara sığmayacağından toplanan köpekler, toplu halde öldürülmek istenmektedir. Biz katliamın da barınak tecritinin de karşısındayız” diye ekledi.
Meselenin yalnızca hayvan hakları değil, aynı zamanda bir hukuk meselesi olduğuna değinen üyeler, “Çünkü mevcut yasalar dahi hayvanların ‘canlı’ olduğunu kabul ederken bir yandan mal olarak da nitelemektedir” ifadelerini kullandı. Platform üyeleri, yetkililere düşen görevi şöyle özetledi: “Bilimsel ve hak temelli çözümler üretmektir. Belediyelerle koordineli şekilde yürütülecek kısırlaştırma seferberlikleri, barınakların geçici rehabilitasyon merkezlerine dönüştürülerek denetime açılması bu sürecin olmazsa olmazlarıdır.” Aktivistler sözlerini şu sorularla sonlandırdı: “Toplandığı iddia edilen hayvanlar nereye götürülüyor? Nasıl yaşıyorlar? Sayıları niçin her gün azalıyor?”

