Bir avuç mutlu azınlık, milyonlarca işsiz ve mutsuz genç!
Makyajlı veriler, göstermelik törenler acı tabloyu gizleyemiyor. 19 Mayıs'ta AKP'nin "başarı" saydığı tablonun arkasında rekor işsizlik ve açlık yatıyor...
İşte iktidarın övündüğü 19 Mayıs tablosu:
Bir avuç mutlu azınlık, milyonlarca işsiz genç!
Türkiye, 19 Mayıs'ı yüksek işsizlik oranları, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısının gölgesinde karşılıyor.
Yılda bir gün, göstermelik törenler ya da konserler düzenleyerek gençliğin sorunları çözülmüş olmuyor.
Veriler, çalışabilir durumda olan her iki gençten birinin işsiz gezdiğini söylüyor. Kafeler, meydanlar ve sokaklar işsizlerle, açlığa, yoksulluğa itilmiş gençlerle dolu. Yılları bulan krizin bütün yükünü halka yıkarak yoluna devam etmek isteyen bir avuç mutlu azınlık, gençleri işsiz, güvencesiz ve geleceksiz bırakmaya devam ediyor.
AKP makyajlı hali dahi kabul edilemez olan işsizliği 'başarı' sayıyor
Çalışma Bakanı'na soracak olursanız genç işsizliği yüzde 15 seviyesinde ve bu bir "başarı". Bu oran dahi tek başına bir soruna işaret ederken, Bakan'ın üstünü örttüğü tablo çok daha vahim.
İş bulma ümidini kaybetmiş ümitsiz gençler, çalışmaya hazır olmasına rağmen kronik nedenlerle aktif iş arayamayanlar ve tam zamanlı çalışmak isteyenler dahil edildiğinde Bakan'ın sunduğu yüzde 15'lik oran katlanıyor. DİSK-AR'ın verilerine göre, geniş tanımlı genç işsizliği yüzde 38'i aşmış durumda.
Genç kadınlarda ise geniş tanımlı işsizlik yüzde 45'e fırlamış halde. Yani her iki genç kadından biri işsiz.
Her dört gençten biri ne işte ne okulda
Eurostat tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de 15-29 yaş arası gençlerin yüzde 26,3'ü ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Bu oranla Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında açık ara birinci sırada bulunuyor.
TÜİK istatistikleri de bu verileri destekler nitelikte. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2024’te yüzde 22,9 iken, 2025 yılında yüzde 23,3’e yükselmiş durumda.
Gençlerin yüzde 60'ı eğitimini aldığı işi yapamıyor
İstanbul Planlama Ajansı'nın İstanbul’da yürüttüğü genç iş gücü piyasası araştırması yükseköğrenim mezunlarının da benzer bir krizle yüzleştiğini gösteriyor.
İstanbul’da ne istihdamda ne eğitimde olan gençlerin oranı üniversite mezunları arasında yüzde 24,8’e ulaşıyor. Çalışabilen genç emekçilerin ise sadece yüzde 59,5’i eğitim aldığı alanla uyumlu bir işte istihdam ediliyor.
Yüksek kira ve yaşam maliyetleri nedeniyle 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 58,2’si ailesiyle birlikte yaşamak zorunda kalıyor.
23 Araştırma’nın gençlik barometresi sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 63’ü 30 bin liranın altında bir aylık gelire sahipken, yüzde 58’i giderlerini karşılamakta zorlandığını belirtiyor. Geliri yüksek olanlarda memnuniyet yüzde 59 seviyesindeyken, düşük gelirli grupta bu oran yüzde 37’ye geriliyor.
Çalışmadan okumak, fakülteye tok gitmek lüks oldu
Eğitim-Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Şubesinin Eylül 2024’te ağırlıklı olarak Ankara Üniversitesi ve ODTÜ’de okuyan 279 kamu üniversitesi öğrencisiyle yaptığı araştırmanın sonuçları, kampüslerdeki ekonomik krizi gözler önüne seriyor.
Ankete katılan öğrencilerin yüzde 70’inin emekçi, emekli veya işsiz ailelerin çocuklarından oluştuğu araştırmada, kadın öğrencilerin yüzde 40,9’unun, erkek öğrencilerin ise yüzde 59,1’inin eğitim alırken aynı zamanda dışarıda çalıştığı belirlendi.
Öğrencilerin barınma olanaklarına bakıldığında, devlet yurtlarında kalma oranı yüzde 37,5, özel yurtlarda yüzde 17,2 ve yüksek maliyetler sebebiyle aile yanında kalma oranı yüzde 32,3 olarak ölçüldü.
Öğrencilerin yüzde 67,8’i yeterli burs olanağı bulunmadığını, yüzde 57,8’i aylık gelirinin masraflarına yetmediğini, yüzde 48,9’u sağlıklı beslenemediğini, yüzde 47,8’i maddi imkansızlıklar nedeniyle sinema, tiyatro, konser gibi kültürel etkinliklere katılamadığını dile getirdi.
Ulaşım
maliyetleri nedeniyle öğrencilerin yüzde 40’ı memleketine gidemezken,
yüzde 36,7’si yeterli yarı zamanlı iş bulamadığını beyan etti.
Öğrencilerin yüzde 73,3’ü en büyük ortak sorun olarak gelecekte iş bulma konusundaki umutsuzluğa işaret etti.
Beslenme krizinin boyutları incelendiğinde ise öğrencilerin yüzde 32’sinin okulda çıkan yemeğin fiyatını bile yüksek bulduğu, yüzde 38’inin ise okula evden yemek götürdüğü görüldü. Öğrencilerin yüzde 70’inin en az bir öğünü atladığı, yüzde 56’sının ise bazı günlerde hiç yemek yemediği kaydedildi.
