Tayyip’in bayram mesajında peş peşe sıraladığı iddialar TEPKİ ÇEKTİ...
Ülke listelerde dibi zorlarken Erdoğan’ın “tarihi başarısı” halka değil sermayeye yarıyor. 23 yılda sermaye kamu kaynaklarıyla büyürken ülke enflasyon, gelir adaletsizliği, işgücü ve yolsuzlukta dünyanın en kötülerinden...
Her alanda en dibe batıran tarihi başarı
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajında peş peşe sıraladığı iddialar tepki çekti.Erdoğan, Saray rejiminin ekonomide "tarihi başarıya" imza attığını iddia ederken 23 yıllık iktidarlarında "engellendiklerini" öne sürdü. 23 yılda ise kazanan AKP ve Saray çevresi ile kamu kaynaklarıyla beslenen sermaye oldu. Saray rejiminde halk bilinçli olarak yoksullaştırılıp ülke ekonomide her alanda çıkmaza sürüklenirken sermayedarlar doydu.
Erdoğan’ın mesajında, "Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştuğu bu dönemde Türkiye ekonomisiyle, altyapısıyla, tecrübeli kurumları, liyakatli kadrolarıyla, en önemlisi tahkim ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak göz dolduruyor. Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır" ifadeleri kullanması tepki çekti. Erdoğan, özellikle savunma sanayinde başarı iddiasını sıralarken bu alan ülkede en yüksek teşviklerden faydalandırıldı. Kamu kaynakları, savunma sanayi patronlarına aktı. Savunma sanayi yatırımları ülkede öncelikli yatırım kapsamında bulunurken devlet teşviklerinden de en yüksek seviyede faydalanıyor. Silah patronlarına, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi, sigorta primi destekleri, yatırım yeri tahsisi ve faiz/kâr payı desteği gibi pek çok destek de sağlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre 23 yılda 1112 savunma sanayii yatırım devlet teşvikiyle kamu kaynaklarından 456 milyar lira aldı. TÜBİTAK destek programlarında da 2142 savunma sanayii projesine 64,1 milyar lira kaynak aktı. Üstelik, doğrudan teşviklerin ötesinde savunma projelerinin ana finansman kaynağı olan Savunma Sanayii Destekleme Fonu (SSDF), şans oyunları, gelir vergisi stopajı gibi vergi gelirlerinden ayrılan paylarla besleniyor.
HALK SEFALETE İTİLDİ
İktidarlarında sefalete itilen halk ise "tarihi başarının" aksine dünyada en kötü durumda olan ülkede yaşam mücadelesi veriyor. Ülkede 4 bin 208 süper zenginin kişi başı 30 milyon doların üzerinde serveti bulunurken dolar milyonerleri en çok artan ülke olan Türkiye’de 68 bin dolar milyoneri var. Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik kesim, ülkedeki toplam gelirin yüzde 49’ine sahipken en yoksul yüzde 20 toplam gelirden yalnızca yüzde 6,4 pay alıyor.
Büyüme de eşitsiz: IMF, Türkiye’nin 2026 sonunda gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüklüğünde dünyada 16 veya 17’nci sırada olmasını bekliyor. Büyümede üst sıralamaya beklentisine rağmen Türkiye, kişi başına düşen GSYH sıralamasında ancak 70’nci sırada yer alıyor. Gerli dağılımındaki adaletsizlik OECD’ye de yansırken eşitsizliği ölçen Gini katsayısında Türkiye, OECD ülkeleri içinde Meksika ve Kosta Rika’nın ardından 3’üncü sırada geliyor. Türkiye, nüfusun en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetten aldığı payla da dünya liderlerinden biri. Ülke, 176 ülke içinde gelir eşitsizliğinde en kötü 20’nci sırada.
Enflasyon: Eurostat ve IMF veri tabanlarındaki resmi enflasyon karşılaştırmalarında Türkiye, yıllık yüzde 32,37 resmi enflasyon oranı ile Avrupa’da 1’inci sırada, dünyada ise Arjantin ve Venezuela gibi ülkelerle birlikte ilk 5 içerisinde yer alıyor.
Gıda fiyatlarındaki artış: Türkiye, gıda enflasyonunda OECD içinde açık ara 1’inci sırada, dünyada ise Lübnan ve Arjantin ile ilk 3’te yer alıyor.
Sefalet: Türkiye, enflasyon, işsizlik ve faiz oranlarıyla hesaplanan Sefalet Endeksi’nde üçüncü oldu. 178 ülkeden oluşan listede Venezuela, Sudan, Türkiye, İran ve Arjantin ile ilk 5’e girdi. Endeks, ekonomisi en kırılgan ve göstergeleri kötü ülkeleri listeliyor. Endekste Türkiye’yi öne çıkaran ise faiz oranlarının yüksekliği oldu.
Yolsuzluk: Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayımladığı 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’ne göre de Türkiye bir önceki yıla göre 17 basamak geriledi. Türkiye, yolsuzlukta 188 ülke arasında 124’üncü sırada yer alıyor.
Çalışma saatleri: Türkiye, haftalık 50 saatten fazla çalışanların oranında yüzde 25 ile OECD’nin en kötü performans gösteren ülkesi.
Daha iyi yaşam: OECD’nin Daha İyi Yaşam Endeksi’nde 38 üye ülke arasında Türkiye; barınma, gelir, iş-yaşam dengesi ve eğitim kalitesi gibi 11 farklı refah kriterinin ortalamasında 38’inci sırada yani sonuncu.
Barışı bozuyor: Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün Küresel Barış Endeksi (IEP) 2025 raporunda Türkiye, 163 ülke arasında 146. sıraya geriledi. Endeks, eşitsizliğin toplumsal huzuru bozma riskini ölçerken Türkiye’de bozulan dağılım huzursuzluk yaratıyor.
***
HUKUK VE DEMOKRASİDE DE TABLO İBRETLİK
Hukukun Üstünlüğü Endeksi (WJP) 2025 raporuna göre Türkiye, 143 ülke arasında 118;’inci sırada. Ülke son 10 yılda tam 38 basamak birden düştü. Aynı endeksin "Temel Haklar" alt başlığında Türkiye daha da vahim bir tablo çizerek 134’üncü sıraya yerleşti. Adalet sisteminde de Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki 15 ülke arasında sondan ikinci, yani 14’üncü sırada bulunuyor.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi (RSF): 2025 verilerine göre Türkiye, 180 ülke arasında 159. sıraya geriledi. Bu sıralama Türkiye’yi "basın özgürlüğünün olmadığı/çok kısıtlı olduğu" kategorisinde tutuyor.
Dünyanın En Kötüleri: Türkiye, basın özgürlüğü açısından dünyanın en kötü 22. ülkesi konumunda.
Melisa Ay / Birgün

