ALARM!: EKONOMİ CAN ÇEKİŞİYOR!
Ekonomik kriz derinleşirken sarsıntıları her alanda kendisini gösteriyor. Artan maliyetler ve yanlış politikalarla çiftçi üretemiyor. Sanayide çarklar durma noktasına gelirken bir ayda 2 bin 72 şirket kapandı. İşsizlik tsunamisi kapıda. Tarımda girdi enflasyonu yıllık yüzde 38,97 olurken Çiftçi Sen'den Çobanoğlu girdi maliyetlerinin küçük üreticileri tamamen üretimden koparacağı bir sürece sürüklediğini söyledi. Prof. Özkara bağımlılığın son bulması gerektiğini vurguladı...
Ekonomi can çekişiyor
Tek adam rejiminin iflasa sürüklediği ülke ekonomisi dört bir yandan alarm vermeye devam ediyor. Tarımdan sanayiye, şirketlerden istihdama her alanda sorunla ve kriz yumağı büyüyor. Sadece dün açıklanan resmi veriler dahi ekonominin içine sürüklendiği girdabı göstermesi açısından oldukça çarpıcı.
TARIM SEKTÖRÜ ERİYOR
Tarımsal üretimde maliyet tablosu nisan ayında daha da ağırlaştı. TÜİK'in açıkladığı nisan ayı tarımsal girdi fiyat endeksine (Tarım-GFE) göre, Tarım GFE yaklaşık iki yılın en yüksek seviyesine ulaşarak nisanda yıllık bazda yüzde 38,97, aylık bazda yüzde 5,61 artış gösterdi. Üreticinin en temel ihtiyaçlarından olan gübrede yüzde 62,77, enerjide ise yüzde 48,44 oranında yıllık artışlar yaşandı.
Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 62,77 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 12,54 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Gübre ve enerji kalemlerini yıllık yüzde 37,7 aylık 4,52'yle yem takip etti.
Endekste, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 17,49, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 33,79 oranında artış yaşandı. Ana harcama grupları incelendiğinde nisan ayında bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 6,19 artarken tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi yüzde 1,95 oranında arttı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 41,21, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 25,80 oranında bir yükseliş kaydedildi.
TARIM POLİTİKALARI SERMAYE LEHİNE
Çiftçi Sen Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, açıklanan girdi maliyetlerini "Küçük üreticilerin tamamen tarımdan koparılacağı bir sürece doğru gidiyoruz" diyerek değerlendirdi. Girdi maliyetlerinin artışıyla üreticinin üretim yapamayacağını söyleyen Çobanoğlu, iktidarın tarım politikasının, tarlaları boşaltıp şirketlere kiralamak üzerine kurulu olduğunu vurguladı.
"Küçük üreticilerin üretime devam edebilmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bunun temel nedeni, şirketlerin gıda zincirini tamamen kontrol altına almak istemesi ve Türkiye'deki tarım arazilerini maliyetsiz bir şekilde kullanma arzusudur. Bu durumdan çıkış ancak tarım politikalarının kökten değişmesiyle mümkün. Fakat iktidarın böyle bir niyeti olmadığı görülüyor. Aksine, tarım arazileri her geçen gün enerji ve madencilik yatırımları uğruna feda ediliyor" diye konuşan Çobanoğlu, endüstriyel tarımsal üretimde kullanılan aşırı kimyasalların, iklim krizinin %44'lük bir kısmını oluşturduğunu ekleyerek değerlendirmesine şu ifadelerle devam etti: "Bu politikaların değişmesi bir düzen değişikliğini gerektiriyor. Ancak küçük üreticilerin tamamen tarımdan koparılacağı bir sürece doğru gidiyoruz. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir çöküştür."
SAVAŞIN ETKİSİ
Tarım sektöründe enerji, yağlayıcılar ve gübre fiyatlarındaki artışın tamamen geopolitik gerilimin doğrudan bir sonucu olduğunu söyleyen Çobanoğlu, son olarak şunları söyledi: "2024'ten bu yana girdi fiyat endeksi en yüksek seviyelerine ulaştı. Günümüzde mevsiminde üretim yerine, ihracat odaklı mevsim dışı üretim teşvik ediliyor. Gelecekte sağlıklı bir gıda zinciri oluşturabilmek için bu yöntemlerden vazgeçilmesi şarttır. Aksi takdirde, yoksulların gıdaya erişemediği bir dünya düzenine hapsolacağız."

∗∗∗
GÜBREDE BAĞIMLILIĞA SON
Tarım Ekonomisti Prof. Dr. Tayfun Özkara ise kimyasal gübrelere bağımlılığın bitirilmesi gerektiğini savunarak şunları söyledi:
"Azotlu gübreler doğal gaz kullanılarak üretiliyor. Ayrıca azotlu gübre üreticileri arasında körfez ülkeleri de var. Taşıma sıkıntısı girmişti. Ambargo kalkınca fiyatta düşüş görülebilir. Ancak Türkiye'nin kimyasal gübrelere bağımlılığını bitirmesi gerekir. Bu mümkündür. Agroekolojik tarım sistemi bunu sağlar. Amonyum Nitrat ayrıca küresel iklim değişikliğine de katkıda bulunmaktadır. Kimyasal gübreler toprağın yapısını bozar, mikrobiyolojisini öldürür. Bu da verimliliği düşürür. Bunun yerine malç kullanmak (toprağı bitki atıkları, anız, veya yeşil malçla örtmek), toprağı sürmeden (işlemesiz tarım) veya azaltılmış toprak işleme yaparak, toprağa azot bağlayan baklagilleri nöbetleşme programına katarak, hayvancılıkla bitkisel üretimi birleştirerek kimyasal gübrelerden tamamen kurtulabiliriz. Aynı şekilde işlemesiz tarım (toprağı hiç sürmeden) yapılırsa kullanılan mazot beşte bire düşmektedir. Bu da maliyetlerin düşmesine yardımcı olur."

∗∗∗
ŞİRKET SAHİBİ OLMAK ZORLAŞTI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), mayıs ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Buna göre, mayısta kurulan şirket sayısı nisana kıyasla yüzde 29,6 azalışla 10 bin 853'ten 7 bin 644'e geriledi. Aynı dönemde 2 bin 72 şirket kapandı. Şirketlerin yüzde 36,7'si İstanbul'da kurulurken Bartın'da hiç şirket kurulmadı.
Kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinden 239'unun toptan ve perakende ticaret, 136'sının inşaat, 74'ünün ise imalat sektöründe faaliyet gösterdiği belirlendi. Söz konusu ayda kurulan şirket ve kooperatiflerin 2 bin 544'ü toptan ve perakende ticaret, 1141'i inşaat ve 978'i imalat sektöründe yer aldı.
Kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin ise 531'i inşaat, 300'ü toptan ve perakende ticaret, 87'si imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere çalışmalarına başladı.
∗∗∗
SANAYİ ALARM VERİYOR
İmalat sanayinde çöküş sürüyor. Merkez Bankası'nın açıkladığı mayıs dönemine ait İmalat Sanayi Kapasite Oranı (KKO) verilerine göre kapasite kullanımında çok sınırlı bir yukarı yönlü hareket var. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı mayısta bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 74,1 seviyesine yükseldi. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise nisan ayındaki yüzde 73,8 seviyesinden yüzde 74,2'ye çıkarak 0,4 puanlık artış kaydetti.
DERİ ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ
En düşük kapasite kullanım oranı yüzde 60,7 ile deri sanayisinde kaydedilirken en yüksek kapasite kullanımı yüzde 84,4 ile kağıt kâğıt ve tütün sektöründe oldu.
Diğer ulaşım araçları sektöründe kapasite kullanım oranı yüzde 80,4 olurken, giyim sektöründe bu oran yüzde 77 seviyesinde gerçekleşti.
Rapora göre en düşük kapasite kullanım oranı yüzde 60,7 ile deri sektöründe görülürken içecek sektöründe oran yüzde 66,4, motorlu kara taşıtları sektöründe yüzde 65,9, seviyesinde kaldı.
Ebru Çelik / Birgün

