İBB davasında 53. gün: 9 isim hakkında tahliye kararı

 Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 53. celsesi görülüyor. Bugünkü duruşmada mahkeme aylık tutukluluk incelemesi yapacak. Savcı; Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, Elif İpek Atayman ve Alper Aydın'ın tahliyesini istedi...

İBB davasında 53. gün:
9 isim hakkında tahliye kararı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye İBB) Başkanı Ekrem  İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 53. celsesi görülüyor. Savcı, reklamcı Yunus Göçer, Baraka Yapımcılık'ın sahibi Hasan Yalaz, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, eski Medya A.Ş. Müdürü İpek Elif Atayman ve iş insanı  Alper Aydın'ın tahliyesini istedi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşma saat 11.10'da başladı.

Bugünkü duruşmada, tutuklu İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten'in savunmasının alınmasına devam edilecek. Ardından tutuklu sanıkların aylık tutukluluk incelemesi yapılacak.

18.16 | 9 TAHLİYE KARARI 

İBB Davası'nda kararını açıklayan mahkeme heyeti 9 kişi hakkında tahliye kararı verdi.

  • Yunus Göçer
  • Hasan Yalaz
  • Erdinç Çolak
  • İpek Elif Atayman
  • Alper Aydın
  • Ahmet Güllü
  • Yavuz Saltık
  • Mustafa Karaoğlu
  • Halit Burak Atalan

Ekrem İmamoğlu karar sonrası,  "Daha güçlü olun daha güçlü. Mücadeleye devam. Hepinizi çok seviyorum" dedi.

17.14 | Savcılık, reklamcı Yunus Göçer, Baraka Yapımcılık'ın sahibi Hasan Yalaz, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, eski Medya A.Ş. Müdürü İpek Elif Atayman ve iş insanı  Alper Aydın'ın tahliyesini, diğer tutukluların tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme başkanı karar için duruşmaya ara verdi.

16.30 | Ramazan Gülten'in avukatlarından Hüseyin Ersöz söz aldı.

Ersöz, yargılamada "Adil bir karar verilebilecek mi?" endişesini yaşadıklarını belirtti. Ersöz, "Soruşturma aşamasında gerçekleştirilen hukuka aykırılıklar üzerinden de heyetinizin hukuka uygunluk denetimi yapması gerekir" dedi. Gülten’in tutukluluğunun hürriyeti tehdit boyutuna ulaştığını söyleyen Ersöz, müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep ederek savunmasını noktaladı.

15.26 | Canseven'in ardından Gülten'in avukatlarından Enes Hikmet Ermaner'in savunması başladı. 4 bin sayfalık iddianameye bakıldığında Ramazan Gülten hakkında bir eylem görülemediğini söyleyen Ermaner, "Savcılık iddianameyi 4 bin sayfa yapabilmek için sürekli aynı ifadeleri kopyalamış. Müvekkilimin adı eylemin hiçbir yerinde yok, sadece ceza istenen kısımda adı geçiyor" ifadelerini kullandı.

Ermaner, müvekkilinin tahliyesini talep etti.

15.10 | Ramazan Gülten'in avukatı Hazal Algan Canseven'in savunması başladı. Tek bir tanığın bile Gülten'den bahsetmediğini, tek bir baz kaydı olmadığını, tek bir para aktarımının bulunmadığını ifade eden avukat Canseven, "Ramazan Gülten bu dosyada bulunduğu makam nedeniyle suçlanıyor" dedi.

14.37 | Duruşma, verilen aranın ardından yeniden başladı.

Tutuklu sanıklardan Hakan Karanis, Ramazan Gülten'e, "Ekrem Bey'in arkadaşlarının talepte bulunduğunu ve reddettiğinizi söylemiştiniz. Kimi kastettiniz? Beni tanıyor musunuz?" diye sordu. Gülten, "Başkanın arkadaşı olduğunuzu burada öğrendim. Benden talepte bulunanlar arasında Hakan adında kimse yok. Zaten biz o insanların başkanla ilişkisi olmadığını görüşünce anlıyoruz" yanıtını verdi.

12.57 | Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

12.47 | İmamoğlu: İstanbul salyalarından ve pisliğinden arınmıştır

Ekrem İmamoğlu söz alarak Gülten'e "İBB bünyesine katılmadan önce tanışıklığımız oldu mu?" diye sordu. Gülten, "Olmadı" yanıtını verdi.

İmamoğlu daha sonra, Ramazan Gülten'in saldırıya uğradığı Üsküdar Salacak Sahili'ndeki kaçak yapıların yıkım sürecini anımsattı. İmamoğlu, "300'e yakın polis Üsküdar Salacak Sahili'nde bir büfenin yıkılmaması için 3 gün nöbet tuttu. 2 TOMA 300'e yakın polis bir büfeyi neden korur. Kimin talimat verdiğini çok iyi biliyorum. Bu genç arkadaşımız (Ramazan Gülten) saldırıya uğradı. Böyle bir süreçten geçti İstanbul" dedi.

İmamoğlu, "İstanbul'a değer katan bir arkadaşımla iyi ki çalışmışız. Gurur duyuyorum. İstanbul salyalarından ve pisliğinden arınmıştır" ifadelerini kullandı.

Babası Hasan İmamoğlu'nun emekli maaşına dahi el konulduğunu belirten İmamoğlu, Gülten'e "Tek bir parselin imar artışı için, herhangi bir imar uygulaması için önünüze bir talep koyduk mu?" diye sordu. Gülten, "Hayır" yanıtını verdi. İmamoğlu, "Bu ülkede namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmalı" diyerek sözlerini sonlandırdı.

11.25 | İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Gülten, savunmasına devam ediyor. Zeytinburnu'nda yapılan ve İstanbul'un silüetini bozduğu için simgesel bir yapı haline gelen "16:9" adlı projeyle birlikte herkesin istediğini yapamaması gerektiğinin tartışıldığını ifade eden Gülten, o dönemki İBB yetkililerinin sorumlu olduğuna dikkati çekti.

2014 - 2019 arasında toplam 146 adet silüet onayı başvurusu yapıldığına değinen Gülten, bunların 118'inin sonuçlandırıldığını, değerlendirmelerin yanlızca evrak üzerinden yapıldığını ifade etti. Gülten, suçlandığı Pasifik Holding'in projesinin uzatıldığı iddiasına yönelik, "İrdelendiğinde tüm işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğü ve müşteki beyanlarının gerçek dışı olduğu açıkça ortaya çıkacak" dedi.

İBB davasının 53. celsesi görülüyor / Çizim: Tarık Tolunay

İddianamenin değerlendirme bölümünde silüet onaylarının "örgütün irtikap yöntemi için sıkça başvurduğu bir araç olduğuna değinildiğini" söyleyen Gülten, hazırlanan bilirkişi raporunda ise hukuka aykırı işlem bulunmadığının açıkça ortaya konduğunu belirtti.

11.10 | Duruşma başladı. Tutuklular mahkeme salonuna alkışlar eşliğinde girdi. Duruşma başlamadan hemen önce tutuklu KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un eşi Aslı Kurt, izleyici sıralarından seslenerek 15. evlilik yıldönümlerini kutladı.

DÜNKÜ DURUŞMADA NELER YAŞANDI?

Davanın 52. celsesinde (dün), İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı tutuklu Buğra Gökçe'nin avukatı savunmasını tamamladı.

Daha sonra savunması alınan tutuklu Kültür AŞ Plan ve Organizasyon Müdürlüğü Şefi Metin Bal, "İddianamede reklam şefi olarak ünvanım geçmektedir, ancak eksiktir. Bu ünvandan dolayı yanlış yorumlanmaktayım. Benim yaptığım işlerde reklam işleri yoktur" dedi.

Açık hava reklamlarına ilişkin usulsüz ihalelerde yer aldığının söylendiğini ancak yer almadığını kaydeden Bal, "İfadelerde ismim bile geçmemektedir. Reklam mecra yetkililerini de tanımam. Görevim yoktu, ihalelerine de katılmadım. Beni reklam şefi olarak değerlendirmeyin. Organizasyon şefi olarak görev yapıyordum" beyanında bulundu.

Bal, iddianamede alt ihalelerin muvazaalı olarak ayarlandığı yönünde değerlendirmelerin olduğunu belirterek, ihale hazırlayan, fiyat belirleyen biri olmadığını, ihalelerde yedek üye olduğunu ve görevinden dolayı not tuttuğunu, sadece teknik görüş bildirdiğini belirtti.

Görev ve sorumluluğunda olmadığı için ihale süreçlerini yönetmediğini savunan Bal, Sayıştay denetiminden geçtiklerini ve herhangi bir olumsuz bulgu bulunmadığını söyledi.

Sanık Bal, "İddianamede benimle ilgili olarak, 'örgüt kapsamında kendisine gelen talimatlar neticesinde, örgüte yakın firmalara hak ediş ödemelerine öncelik sağladı' diye devam eden bir değerlendirme bulunmaktadır. Hak edişle ilgili hiçbir işlem yapmadım. Kimseden talimat almadım. Hiçbir firmaya öncelik sağlamadım. Hak ediş nasıl yapılır da bilmem" savunmasını yaptı.

Örgüt üyesi olmadığını ve örgüt kapsamında hareket etmediğini iddia eden Bal, örgütsel faaliyet yürüttüğüne dair somut delil ortaya konulmadığını vurguladı.

Tutuklu Ramazan Gülten'in savunması

Sanık Bal'ın savunmasını tamamlamasının ardından tutuklu İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten savunma yaptı.

Gülten, kimseden hukuka aykırı bir talimat almadığını ve kamu gücünü üçüncü kişilerin kişisel çıkarları için kullanmadığını vurgulayarak, iddianamede 15 eylem nedeniyle suçlandığını belirtti.

Gizli tanık Ladin'in ifadelerinin doğru olmadığını, iddialarının da dayanaksız olduğunu söyleyen Gülten, hukuka uygun adım atılmasına rağmen hayallerini kurdukları projelere izin verilmediği için bir kısım kişiler tarafından suçlandıklarını iddia etti.

Gülten, hakkındaki iddiaların somut delillere dayanmadığını söyledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA 

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Kayhan Ayhan / Birgün

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..