...Ve daha önemlisi zirveye nasıl yükseldi?..

 Türkiye'nin en zengini listesinin zirvesi değişti. 5.3 milyar dolarlık kişisel servetiyle listenin ilk sırasına çıkan Cemil Kazancı'nın gerçek öyküsünün satır başları soL'da...

Türkiye’nin en zenginini tanıyalım: Kimdir bu Cemil Kazancı ve daha önemlisi zirveye nasıl yükseldi?

Türkiye'de milyonlarca insan açlık sınırının altında bir gelirle yaşam mücadelesi veriyor.

Türk-İş’in hazırladığı rapora göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, 35 bin 759 liraya ulaştı. Gıda harcamasına kira, giyim, eğitim, sağlık, ulaşım ve faturalar gibi temel ihtiyaçların eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 116 bin 478 lira olarak belirlendi.

Buna karşın net asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli aylığı ise yaklaşık 23 bin lira düzeyinde bulunuyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 6,8 milyon kişi, DİSK-AR'ın araştırmasına göre ise 11,2 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor.

SGK verilerine göre ise 9,3 milyon yurttaş emekli aylığıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Bunların yanı sıra geniş tanımlı işsizlik verilerine göre 10,9 milyon kişi işsiz kalmış durumda.

Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde milyonlarca yurttaş yoksulluk sınırının hayalini bile kuramıyor, açlık sınırının altında bir gelirle hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Hal böyleyken bir de üstüne iktidardan halka “kemer sıkma” talimatları geliyor.

Ancak ülkemizdeki tek gerçek fotoğraf bundan, yani yoksulluktan ibaret değil.

Bir de halk büyük bir yoksulluk yaşarken servetine servet katanlar var. Gelin şimdi oraya, zenginler listesine, o listesin zirvesinde yer alan ismin hikayesine bakalım.

En zenginler listesinin yeni zirvesi

Forbes'un Temmuz 2026 listesine göre, yurt dışında yaşayan ve servetleri “küresel ölçekte” hesaplanan isimler (Hamdi Ulukaya, Eren Özmen ve Uğur Şahin) hariç tutulduğunda, Türkiye’nin en zengin 10 patronu şu şekilde sıralanıyor:


Murat Ülker uzun süredir bu listenin zirvesindeydi.

Şimdi zirve el değiştirdi ve Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı ilk sıraya çıktı.

Peki, kimdir bu Cemil Kazancı ve bu kadar zenginleşmesinin arkasında ne var?

Bir özelleştirme ve ballı büyüme hikayesi

Kazancı Holding'in temelleri 1968 yılında Watt Elektrik Motor Fabrikası'nın kurulmasıyla atıldı.

1980'li yıllarda jeneratör üretimine, 1990'lı yıllarda ise elektrik üretimine yönelen holding, esas büyümesini AKP döneminde, enerji sektöründe gerçekleştirilen özelleştirmelerle yaşadı.

Öyle ki, Bloomberg dergisi 2010 yılında "Erdoğan iş dünyasında kendi elitini oluşturdu" diye bir haber yaptığında, listede Aksa'nın da adına yer veriyordu.

2000'li yılların başından itibaren doğalgaz dağıtım sektörüne giren Kazancı Holding, elektrik ve doğalgaz dağıtımının özel sektöre devredildiği süreçte peş peşe ihaleler alarak zenginleşme alanını genişletti.

Bugün Aksa Doğalgaz aracılığıyla 21 doğalgaz dağıtım lisansı kapsamında 27 il merkezi ile yüzlerce ilçe ve beldede yaklaşık 4,5 milyon aboneye sahip.

Şirket yaklaşık yüzde 21'lik pazar payıyla Türkiye'nin en büyük özel doğalgaz dağıtım şirketi konumunda bulunuyor. Cemil Kazancı’nın açıklamalarına göre bu pay önümüzdeki yıllarda daha da artacak.

Şirket, elektrik dağıtımında ise Çoruh (Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon) ile Fırat (Elazığ, Bingöl, Malatya ve Dersim) dağıtım bölgelerini işletiyor.

Holding, sonraki yıllarda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından düzenlenen Ağrı il merkezi ve Doğubayazıt doğalgaz dağıtım ihalesini de kazandı.

Kazancı Holding bu süreçte elde ettiği dağıtım lisansları sayesinde milyonlarca abonenin elektrik ve doğalgaz tüketiminden düzenli ve uzun vadeli kar elde eden şirketlerden biri hâline geldi.

Yani Kazancı’nın devasa servetinin önemli bir bölümü, milyonlarca yurttaşın her yıl büyük zamlarla ödediği elektrik ve doğalgaz faturalarından kaynaklanıyor. İktidarın Kazancı’ya hediyesi olan bu özelleştirmeler, büyümenin arkasındaki en önemli kaynaklardan.

Yeni Osmanlıcı büyüme: AKP nereye hamle yapıyorsa Kazancı da orada

AKP’de beliren “Yeni Osmanlıcı”, yayılmacı çıkışların peşinden iştahlı şekilde giden aktörlerden biri olan Kazancı, yurt dışında da önemli hamlelere imza atıyor.

Capital Dergisi’ne verdiği demeçlerde bu noktaya işaret eden Kazancı, “Dünyada enerjide çok büyük şirketler var. Elbette biz de onların seviyesine gelmenin yanı sıra, globalde etkin bir oyuncu olmak isteriz” diyor.

Kazancı burada da durmayıp devam ediyor, “Stratejimize göre ülkeleri seçiyoruz. Bir ülkeye girip orada 10 bin MW kapasiteye sahip olabilirdik. Ama o riski almıyoruz. Parçalayarak, hatta kıtaları bile parçalayarak yatırım kararları alıyoruz” diyor.

Bu kapsamda şirket kendi sitesinde ulaştığı gücü şöyle tanımlıyor:

“Bugün Kazancı Holding, 17.000’i aşkın çalışanı, 4 kıtadaki üretim gücü, 25 ülkedeki faaliyet ağı ve 180’den fazla ülkeye ulaşan satış hacmiyle küresel bir enerji lideri konumundadır.”

Peki, bu yatırım alanları nereler?

AKP son dönemde nerelere el atıyorsa, Kazancı da oralarda.

Örneğin Afrika. Kazancı’nın şirketi Gabon ve Gana’da gaz santrallerini işletiyor.

Yine geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir habere göre, Aksa Enerji, Senegal’de yapımı devam eden 255 MW kurulu güce sahip doğalgaz kombine çevrim santralinin yatırımı için 57 milyon avro tutarında yeni bir finansman anlaşmasına imza attı.

Bunlara ek olarak Mali ve Kongo’da da yine enerji alanında yatırımlar yapıyorlar.

Cemi Kazancı, Afrika'daki yatırımları dolayısıyla Erdoğan'dan ödül alırken...

Şirket sadece Afrika’ya değil, her yere giriyor, yine AKP stratejisini izleyerek.

Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kuzey Makedonya’da da şirketin enerji sektöründe önemli yatırımları bulunuyor.

Geçtiğimiz yıl soL’da da işaret ettiğimiz üzere, AKP stratejisinin bir sonucu olarak kucağına birçok pasta düşen şirketin son adımlarından birinin de Ermenistan olacağı, Ermenistan Elektrik Şebekeleri’nin varlıklarının Aksa Enerji'ye verileceği ifade ediliyordu.

Neden önemli?

Tüm bu öykü aslında bize çok şey anlatıyor.

Bir yanda ülkemizde büyük bir yoksulluk yaşanırken diğer yandan kişisel serveti 5,3 milyar dolara ulaşan bir isimden söz ediyoruz.

Bu zenginleşmenin arkasında ise yine hiç şaşırtıcı olmayan şekilde derin bir sömürü ve işçi cinayeti tablosuyla karşı karşıya kalıyoruz.

  • Elazığ'ın Ağın ilçesinde  Aksa Elektrik'te çalışan işçilerden 38 yaşındaki Faik Polat, akıma kapılarak yaşamını yitirdi.
  • Giresun'un Keşap ilçesinde Çoruh Aksa Elektrik şirketinde bakım işçisi olarak çalışan Emre Karatürk akıma kapılarak hayatını kaybetti.
  • Bolu’nun Göynük ilçesinde Aksa Enerji’ye ait termik santralde çalışırken başı makine bandına sıkışan 33 yaşındaki işçi Fatih Boztepe hayatını kaybetti.

Bu kanlı tablonun zeminini oluşturduğu öyküye bir de kamu kaynaklarının özelleştirme adı altında teslimi ve Yeni Osmanlıcı iştah eşlik edince zirveye yerleşmek de kolay oluyor.

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..