İBB Davası'nda itirafçı Elif Güven geri çekildi!..

İBB Davası'nda itirafçı olarak adı geçen Elif Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, müvekkilinin hastane diye adliyeye götürülerek ifade imzalatıldığını söyledi...

İBB Davası'nda bir itirafçı daha geri çekildi:
'Hastane diye adliyeye götürüp ifade imzalattılar'

İBB Davası'nın bugünkü celsesinde sanıkların tahliye talepleri alınıyor.

Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, müvekkilinin hastane denilerek adliyeye götürüldüğünü ve itirafçı yapılmak istendiğini söyledi.

Gültekin, "Müvekkilim 10 Nisan'da savcılığa nasıl çağrıldı? Savcı çağırıp "Etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin?' demiyor, zaten müvekkilin böyle bir dilekçesi de yok. Cezaevindeki infaz koruma memuru geliyor, 'Seni ambulansla hastaneye götüreceğiz' diyor. Elif hayatı boyunca emniyete gitmemiş, safiyane bir şekilde hastaneye gittiğini sanarak araca biniyor; ancak hastaneye değil, Çağlayan Adliyesi’ne götürülüyor. Avukatı aranıyor, o da geliyor. Bu ayrıntıları dilekçelerimizde sunduk" dedi.

Güven'e burada ifade imzalatıldığını öne süren Gültekin, "Orada, gerçeğe aykırı şekilde ve ifade vermeyi dahi bilmeyen birine kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor. O ifadesi iddianamenin her yerine parçalanarak serpiştirilmiş. Kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Etkin pişmanlık ne, bilmiyor müvekkilim" diye konuştu.

Elif Güven'in ifadesinin iddianamede bölünerek yer aldığını belirten Mehmet Ruşen Gültekin, şöyle devam etti:

"Bir de o ifadesi çok ilginç; iddianamenin her yerine serpiştiriliyor. Efendim biz biliriz, 'ifadenin bölünmezliği' ilkesi var. Buna rağmen her tarafına gezilip parçaları var; eylemin altına yerleştiriyor. Çıldırmak istersin, böyle iddianame mi olur diyeceğiz, diyemiyoruz; onunla yargılanıyoruz çünkü. Ama parçalanıyor, bölünüyor; 'aha burada itiraf etti' diye insanları da birbirlerine düşürmek için bu oyunların peşinde koşulmuş. Belli ki öyle olmuş, yazık."

İDDİNAMEDE YER ALAN İFADEDE NE DEMİŞTİ?

İddianameye göre, Elif Güven 10 Nisan 2025'te alınan ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söylemişti.

Reklam işleriyle ilgili ihale hazırlık sürecinde rol aldığını söyleyen Güven, "Yaklaşık maliyet hesaplandıktan sonra ihaleye en az 3 firma çağırırız. Bazen Murat Ongun bize bu firmaları da çağırın diyerek bize isimleri verir. Vermiş olduğu firma isimleri İlbak, Urban, Reklamist, Advercity isimli firmalardır. Genelde aynı firmaların isimleri Medya A.Ş'de döner. Yine Kültür A.Ş'de de bu firmaların isimleri bilinir ve birçok reklam işini bu firmalar alır. Her ne kadar Kültür A.Ş'nin Genel Müdürü Murat Abbas ise de Kültür A.Ş'nin de reklam ihalelerinde söz sahibi Murat Ongun'dur. Belediyenin diğer iştiraklerinin de reklam konusunda bir işi ihaleye çıkaracağında Murat Ongun söz sahibidir" ifadelerini kullanmıştı.

Murat Ongun'un ifadesine değinen İpek Güven, "Her ne kadar ihale süreçlerinden bilgisi olmadığını belirtmiş ise de, kendisi yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle ihalelerden önce yönetim kurulu kararı alındığından haberinin olmaması mümkün değildir. Kaldı ki bahsettiğim üzere bazen firma isimlerini bize kendisi verirdi" demişti.

İhale süreçlerinde bir usulsüzlük olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını belirten Güven şunları söylemişti:

"Kağan Sürmegöz daha önce İBB reklam yönetim müdürüydü. Daha sonra emlak daire başkanı oldu. Ancak reklamlarla ilgili bu kişi de söz sahibidir. Reklam ihaleleri yapılmadan önce Murat Ongun'la ihaleleri görüşürler. Yaklaşık maliyetleri ekibiyle birlikte hazırlar. Bazen çağrılacak firmaları söylerdi. Bu firmalar yine İlbaklar, Urban ve Advercity isimli firmalardır.

Hüseyin Köksal'ı ismen biliyorum. Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşıdır ve reklam firması vardır. Murat Kapki'yle ortaklık yapar. Açık hava reklam işini Medya A.Ş'den almışlar. Medya A.Ş'nin yapmış olduğu ihalelerde yüklenicilerin sözleşmeye aykırı davranışları tespit edildiğinde gerekli yaptırımları uyguluyoruz ancak Kültür A.Ş'nin vermiş olduğu bazı ihalelerde firmalara yaptırım uygulanmadığını soruşturmada öğrendim.

İhale süreçlerinde bir usulsüzlük, alınacak firmaları belirlemek için görüşmeler yahut yaklaşık maliyetin firmalara bildirilmesi gibi usulsüzlükler yapılmışsa da benim bunları bilmem mümkün değildir. Benim ihale süreçlerindeki rolüm teknik şartnameleri hazırlamak ve bazen de ihale komisyonunda bulunmaktır.

Hep aynı firmaların isminin Medya A.Ş'de geçmesinin nedeni ise sektördeki güvenilir firma sayısının az olması nedeniyledir. Benim bu firmaları kendi inisiyatifimle yahut anlaşmalı bir şekilde çağırmam söz konusu değildir. Bu firmalardan bazıları önceki dönemlerde de belediyeden iş almışlardır. Görevim gereği sorumlu olduğum kısımlarda usulsüzlük yapmadım. Bildiklerimi de samimiyetle anlattım. Üzerime atılı suçlamaları da kabul etmem. Herhangi bir maddi menfaatim de olmadı. Hesaplarım incelenebilir. Bu nedenle serbest bırakılmayı talep ediyorum."

➽ Paylaş:
“AKP karanlığının erişim yasağı ile engellediği SivriSinekCaz'a ücretsiz Opera VPN ile kolay ve sorunsuz erişebileceğinizi biliyormuydunuz?..”
Okurlara..