“Tüm bu denetimsizliğin sorumlusu Bakan Yusuf Tekin’dir”
Bakan Tekin’in vazgeçmediği MESEM’ler, en az 20 çocuğun öldüğü birer iş cinayeti merkezine dönüştü. Denetimsiz sanayide 15 saate varan mesailerle çocuklar sömürünün tam merkezinde. MESEM öğrencisi, “Geçmişe dönme şansım olsaydı MESEM’i seçmezdim” derken MEB müfettişi ise “Tüm bu denetimsizliğin sorumlusu Bakan Yusuf Tekin’dir” ifadelerini kullandı...
Sermaye uğruna feda edilen çocuklar
AKP iktidarı eliyle çocuk işçiliğine yasal kılıf olarak hayata geçirilen Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) denetimsiz bırakılan işyerlerinde ağır çalışma koşulları altında çalıştırılmaya devam ediyor.
Her fırsatta MESEM’lere arka çıkan, iş cinayetlerini görmezden gelen Bakan Tekin, “Kaza olma ihtimali var diye MESEM’lerden vazgeçmek doğru değil” derken bugüne dek en az 20 çocuk MESEM kapsamında çalıştırılırken yaşamını yitirdi.
İSİG verilerine göre 2025 yılı sonuna dek MESEM’lerde en az 2 bin kaza meydana geldi. Ancak Bakan Tekin, MESEM’lere ilişkin “eleştirileri anlamadığını”, "iş dünyasıyla iş birliğine devam edeceklerini" açıkladı.
MECBURİ SİSTEM
Eğitimi adeta yapboza çeviren AKP iktidarı, sermayenin “ara eleman” talebi doğrultusunda MESEM’lerin sayısında artışa gitti. 2024’te Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan "Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi"ndeki istihdamın kolaylaştırılması için "bölge", "ihtisas", "sektör içi" ve "sektöre entegre" olmak üzere 4 yeni okul modeli kuruldu. Çocukların fabrikalarda, organize sanayi bölgesinde çalıştırıldığı bu modelle birlikte çalıştırılan çocukların sayısı artırıldı. Ardındansa çocuk işçiliğini ortaokul sıralarına dek indirildi. Çocuk işçiliğinin “yasal kılıfı” olan MESEM’lerin ortaokul uzantısı da Zanaat Okulları oldu.
Ancak sermaye için bu da yeterli kalmadı. “Ara eleman açığımız” var diyen patronlara karşı Bakanlık, sınıf tekrarı yapacak olan öğrencileri MESEM’lere yönlendirdi. Yüz binlerce çocuğun, “başarısız” sayıldığı, MESEM’lere, meslek liselerine mecbur bırakıldığı bir sistem inşa edildi. MEB’in 2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre toplam 3 bin 954 meslek okulunda 1 milyon 536 bin 242 öğrencinin kaydı bulunurken 408 MESEM’de 420 bin çocuk kayıtlı. Bu verilere göre en az 2 milyon çocuk, MEB eliyle çocuk emeği sömürüsü ile karşı karşıya bırakılıyor. 2025-2026 eğitim öğretim döneni itibariyle 224 bin 346 işletmede 509 bin 85 çocuk MESEM kapsamında çalıştırılıyor. 254 bin 60 mesleki ve teknik anadolu lisesi (MTAL) öğrencisi ise 111 bin 578 işletmede mesleki eğitim adıyla çalıştırılıyor. Buna göre yaklaşık iki milyon çocuğun 765 bini çocuk işçi.
MEB’in verileri, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2025’e dek mesleki eğitim adıyla çocuk yaşta işçilikle karşı karşıya bırakılan çocukların sayısına da ışık tuttu. Buna göre 2002 yılında mesleki eğitime kayıtlı olan öğrencilerin oranı yüzde 17 olurken 2025’te bu oran yüzde 43’e yükseldi. Böylelikle son 23 yılda mesleki eğitim adı altında çalıştırılan çocukların sayısındaki artışın oranı yüzde 150 oldu. Öte yandan Çalışma Bakanlığı’nın 2023 yılı verilerine göre mesleki eğitim adıyla çocukların çalıştırıldığı yerlerde teftiş edilen işyerlerinin toplam işyerlerine oranı binde dört. 6 Mayıs’ta katıldığı bir programda konuşma yapan Bakan Tekin, 2024 yılında öğrencilerin çalıştırıldığı 253 bin işletmenin denetlendiğini bunlardan 23 bin 252 işletmenin uygunsuz olduğu gerekçesiyle sözleşmelerinin feshedildiğini belirtti.

‘TATİLDE İŞE ÇAĞIRILIYORUZ’
İstanbul’da Ümraniye’de bulunan KADOSAN Sanayi Sitesi’ndeki MESEM’de çalıştırılan 18 yaşındaki öğrenci, ön düzen ayarcılığı ve lastikçilik yaptığını söyledi. “Dini bayramlar hariç tüm resmi tatillerde çalıştırılıyoruz” diye konuşan öğrenci, yasak olmasına karşın cumartesi günleri ve okul çıkışı da işe çağırıldıklarına dikkat çekti.
Günde 12 saate yakın çalıştırıldığını bazı günler 14-15 saate dek çıktığını vurgulayan öğrenci, “Normalde akşam 19.00’dan sonra çalıştırıldığımız zaman fazla mesai ücretlerimizin verilmesi gerekiyor ancak bu ücretler ödenmiyor. Akşam 21.00’de işten çıkıyorum, o saatten sonra kendime vakit ayırabiliyorsam ancak ayırabiliyorum. Onda da ya arkadaşlarımla görüşüyorum ya da bilgisayar oynuyorum, başka bir şey yapmaya vakit kalmıyor” dedi.
MESEM’le beraber yaklaşık 13 yaşından bu yana çalıştığını vurgulayan öğrenci, 15 bin TL maaş aldığını söyledi. “9 yaşımdan 13 yaşıma dek MESEM’den önce futbol oynardım. Çalışmaya başlayınca onu da bıraktım” diye konuşan öğrenci, kendi alanında ağır koşullarda çalıştığını, 2025’te ise aynı alanda bir arkadaşlarının iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Öğrenci, “Aldığımız tek iş güvenliği ucunda demir olan bir ayakkabı, bir de eldiven o da ellerimiz kirlenmesin diye. Başka hiçbir koruyucu ekipman vermiyorlar. Zaten eldiveni kendimiz alıyoruz. Bir tek onlara ayakkabı aldırıyoruz, o da senede bir defa aldırabilirsek o da zorla” ifadelerini kullandı. Bugüne dek birçok kez iş kazası geçirdiğini söyleyen öğrenci, “Kolum, ayağım kırıldı. 19 Mayıs’ta bile çalıştırıldım ben. Hani soruyorsunuz ya ‘Gençliğini yaşayabildiğini hissediyor musun?’ diye. İşte sabah 08.00’den gece 00.00’ye dek yaşayabildiğimiz kadarıyla” dedi.
‘SEÇME ŞANSIM YOK’
İşyerinde çok sık mobbinge maruz kaldığını ifade eden öğrenci, “Mesleğe ilk başladığımda çok severek yapıyordum, şimdiyse mobbinge, hakarete, küfre ve baskıya maruz kalıyoruz. Severek yaptığımız işimizden soğutuluyoruz. Okuldan sonra işe çağırıldığımız zaman gitmediğimizde işten çıkarılmakla tehdit ediliyoruz” dedi. “Biz orada onların gözünde insan değil, adeta birer robotuz” diye konuşan öğrenci, “Eğer bugün bunları yaşayacağımı bilseydim kesinlikle MESEM’e girmezdim. Sosyal medyada görüyorum, çocuklar ‘MESEM nasıl?’ gibi sorular soruyorlar. Ben söyleyeyim, hiçbiri MESEM’e girmesin. Okusunlar. Şu an bana seçenek verilmiş olsaydı, gastronomi ya da oyunculuk okumak isterdim” dedi.
Öğrenci son olarak şunları aktardı: “MESEM’lerde denetim düzgün yapılmıyor, koordinatör öğretmenlerimizin aslında sürekli gelip bize soru sorması gerekiyor. Ayda iki ya da üç defa geliyorlar onda da bize bir şey sorulmuyor. Denetimler artırılsa ölümler azalır, daha çok çocuk MESEM’e yönelir. MESEM aslında güzel bir mantık ama sistem kötü.”
MESEM’lerdeki denetimlerin yetersiz olduğuna dikkat çeken ismini vermek istemeyen bir Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi, MEB’in 2016 yılından bu yana müfettiş almadığına dikkat çekti. Ülke genelinde yaklaşık 2 bin müfettiş olduğunu vurgulayan müfettiş, “Bunların bünyesinde yalnızca MESEM’ler değil, bütün resmi ve özel kurumlar da dahil. MEB denetim sistemini iki başlı hale getirdiği için kimin neyi denetlediği belli değil. Sadece İstanbul’da 150 eğitim müfettişi var, bu kadar müfettişle kentin bütününü denetlenmesi mümkün değil. Denetim sadece idari denetim üzerinden yapılıyor. Ayrıntılı bir denetim yapılamıyor” dedi. Müfettiş, Bakanlık geneli MESEM’lerden sorumlu yaklaşık 450 müfettiş olduğunu aktardı. Müfettiş, “Bakanlığın ‘Ben denetleteyim, kontrol altında tutayım, aksaklıkları, eksiklikleri tespit edip çözüm önerileri getireyim’ gibi bir derdi yok. Bakanlığa göre öğrenci ölümleri, öğretmen ölümleri münferit olay. Ancak bunun sorumlusu da Yusuf Tekin’dir. 2013’te müsteşarlığı dönemindeki teftiş sisteminde yapmış olduğu değişiklik bugün yaşadıklarımızın sebebi olmuştur” ifadelerini kullandı.

***
İŞ CİNAYETİNDE ÖLDÜLER!
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre, 2024 ve 2025 yıllarında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların sayısı şu şekilde:
2024: 71
2025: 94
2026 (Ocak-Mayıs): 21
NOT: İSİG’in verilerine göre 2013 yılından bu yana en az 852 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybetti.
***
KAYBETTİKLERİMİZ…
İSİG’in verilerine göre MESEM kapsamında çalıştırılan en az 20 çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi.
Hayatını kaybedenlerin bazılarının isimleri şöyle:
Mahir Buğra Karagön
Engin Tuncay
Muhammed Kendirci
Alperen Uygun
Yağız Yıldız
Arda Dirmilli
Şerafettin Başarır
Arda Silahlı
Yunus Emre Küçükuzun
Efe Baran Kazancı
Muammer Samet Karaoluk
Eren Dağ
Deniz Güngör / Birgün

