IŞİD'li terörist Ekrem İmamoğlu'na suikast planladıklarını itiraf etti
Ekrem İmamoğlu'na suikast planladıklarını itiraf etti
Dündar, planın Mustafa Dokumacı tarafından gündeme getirildiğini, ancak hazırlık aşamasına geçilmeden iptal edildiğini anlattı.
ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA İFADE VERDİ
Suriye’de yakalanmasının ardından Türkiye’ye getirilen ve 18 Haziran 2026’da Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde ifade veren Dündar, yaklaşık 12 yıl boyunca IŞİD içerisinde faaliyet gösterdiğini söyledi. Örgüte 2013 yılında Adıyaman’daki dini sohbet halkaları aracılığıyla katıldığını belirten Dündar, çeşitli dönemlerde örgütün farklı yapılanmalarında görev aldığını ifade etti.
"ANKARA GAR SALDIRISI YUNUS DURMAZ'IN KARARIYDI"
Dündar, Ankara Gar Katliamı sonrasında örgütün dış yapılanmasından sorumlu Ebu Zeyneb Ensari’nin saldırıya ilişkin bir rapor hazırlayarak üst yönetime sunduğunu ancak herhangi bir onay alınamadığını öne sürdü. Patlamanın, Yunus Durmaz’ın kendi kararı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunan Dündar, örgüt yönetiminin o dönemde Türkiye ile temas arayışında olduğu gerekçesiyle saldırıyı sahiplenmediğini iddia etti.
"EMİR DE PARA DA GELMEDİ"
2015 yazından 2016 başına kadar Yunus Durmaz’ın yanında görev yaptığını belirten Dündar, Ebu Zeyneb Ensari’nin yerine geçen Ebu Seyf Mısri’nin saldırı için ne maddi destek sağladığını ne de onay verdiğini ileri sürdü. Dündar, eylemin tamamen Yunus Durmaz’ın inisiyatifiyle gerçekleştirildiğini söyledi.
PARMAK İZİ İDDİASINI REDDETTİ
23 Haziran 2017’de Hatay’da ele geçirilen bir canlı bomba düzeneğinde parmak izinin bulunduğuna ilişkin raporun sorulması üzerine Dündar, suçlamaları kabul etmedi. Patlayıcı hazırlanırken çıplak elle çalışılmadığını savunan Dündar, söz konusu düzeneği kendisinin hazırlamadığını öne sürdü.
Bununla birlikte 2015 yılında Ahmet Güneş isimli örgüt mensubunun patlayıcı kemeri hazırlığına yardımcı olmuş olabileceğini ancak ele geçirilen düzenekle bağlantısı olup olmadığını bilmediğini söyledi.
EKREM İMAMOĞLU'NA SALDIRI PLANLARINI ANLATTI
Dündar’ın ifadesinde, örgüt tarafından planlandığını iddia ettiği ancak hayata geçirilemeyen bazı eylemler de yer aldı. Buna göre;
Ekrem İmamoğlu’na yönelik suikast planının Mustafa Dokumacı tarafından gündeme getirildiği, ancak hazırlık yapılmadan rafa kaldırıldığı,
Kapadokya’daki sıcak hava balonlarına yönelik saldırı girişiminin, görevlendirilen kişinin yakalanması nedeniyle gerçekleşmediği,
Rahip Andrew Brunson’a yönelik İzmir merkezli bir suikast planının, Brunson’ın Türkiye’den ayrılması üzerine iptal edildiği,
Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek LGBTİ bireylere yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı, ancak silah temin ettiği belirtilen "Hattab" kod adlı kişinin İstanbul’da yakalanmasıyla planın uygulanamadığı öne sürüldü.
ULUSLARARASI AĞLARDAN SORUMLU OLDUĞUNU ANLATTI
Dündar, IŞİD’in "Uzak Vilayetler İdaresi\" bünyesinde faaliyet gösteren "Mekteb-i Faruk" adlı yapıda geçici emir olarak görev yaptığını söyledi. Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Kafkasya, Kosova ve İngiltere’deki örgüt unsurlarıyla bağlantı sağlandığını belirten Dündar, Kosova’daki bir hücreye silah gömüldüğünü ve koordinat bilgilerinin İngiltere’de bulunan bir örgüt mensubuna iletildiğini öne sürdü.
İngiltere’de planlanan bir eylem için "Ebu Hamza" kod adlı kişinin girişimde bulunduğunu ancak başarısız olduğunu ifade etti.
DOKUMACI'NIN ÖLÜMÜ SONRASI GEÇİCİ EMİR OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Mustafa Dokumacı’nın 2020 yılında ABD hava saldırısında öldürülmesinin ardından örgüt yönetiminin kararıyla geçici olarak Mekteb-i Faruk yapılanmasının başına getirildiğini anlatan Dündar, Kosova ve İngiltere bağlantılarıyla yazışmaları sürdürdüğünü ve bu süreçte yurt dışından para transferleri aldığını iddia etti. Dündar, 2021 yılında HTŞ tarafından yakalanarak cezaevine konulduğunu belirtti.
AİLESİNDE DE ÖRGÜT BAĞLANTILARI BULUNDUĞUNU ANLATTI
İfadesinde ikiz kardeşi Mahmut Gazi Dündar’ın da 2014-2015 yıllarında IŞİD’e katıldığını ve 2019’da YPG tarafından yakalandıktan sonra kendisinden haber alınamadığını söyleyen Dündar, dokuz kardeşinden bazılarının da örgütle bağlantılı olduğunu aktardı.
Turuncu kategoride aranan ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Dündar’ın verdiği bilgilerin, örgütün Türkiye yapılanması ve uluslararası bağlantılarına ilişkin yeni soruşturmalara kaynak oluşturabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının 30 Haziran’daki duruşmasında Ömer Deniz Dündar’ın sorgusunun yapılması bekleniyor.
"GAZİANTEP'E SİLAH VE PATLAYICI MALZEMESİ TAŞINDI"
Dündar, 2014-2016 yılları arasında sınır hattından geçirilen silah, mühimmat, el bombası ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemelerin Gaziantep’teki IŞİD hücrelerine ulaştırıldığını da öne sürdü. Bu sevkiyatların Yunus Durmaz’ın ekibi tarafından teslim alındığını belirten Dündar, Cebrail Kaya isimli örgüt mensubunun da lojistik faaliyetlerde aktif rol üstlendiğini iddia etti. Dündar, söz konusu dönemde örgütün Türkiye içindeki yapılanmasına sistematik şekilde silah ve lojistik destek sağlandığını söyledi.

